Ay Vakti

Şubat

Bu ne telaş Şubat Hanım gidiyorsunuz demek.

Şubat ayı aslında ayların kralıdır. İki arada kalması onu daha da güçlü kılıyor. Çünkü önünde ve ardında birer set bulunduğu için daha çok kendini garantiye almış oluyor ve bu durum ona bir üstünlük veriyor. Bir de aradaki mesafeyi iyi tuttuğu için adeta bunu forse edip elinde bir alâmetifarika, bir işaret gibi tutuyor. Yani iki olgu da Şubat olmadan bütüne varamıyorlar. Öyle ki Şubatı aradan çıkarmak ve onsuz bir hayata tabii tümüyle imkânsız olarak kendini öne çıkarıyor.Bir kendine has kıldığı başıboşluğu var gibi bu mevsimler haspasının. Sanki kendi var başkası yok da meydanın tüm oyunları ona kalmış, ne kadar aykırı ne kadar çelimsiz ne kadar izbe huy varsa ona verilmiş de boyuna posuna bakmadan o bunları oyuna sürmekte o bununla kendine bir övünme payı çıkarmakta tabir caiz ise dünya âleme meydan okumaktadır.

Hadi gelin iyice bir hesaplaşalım demek istiyor sanki.

Bir de havasından geçilmiyor tabii. Ne kadar yalnızlık çilesi varsa ona ait oluyor. Ne kadar çaresizlik varsa onda ayyuka çıkıyor adeta. Dağın kurdu, kuşu, dağın öfkesinden kaçarak, bir öfkeye de onlar bürünerek civar yerleşim alanlarına, tenhada kalmış evlere saldırıya geçmek, ne var ne yok parçalamak için kopup dağılıyor etrafa. Don tutmuş karın üzerinde oyunlarla saldırıya geçiyorlar bu şımarık Şubatın mahiyeti içinden.

Şubata bir ağıt mı yakılsa, yoksa şubata bir nota mı verilse kararsızım doğrusu. Mevsimlerin insana ettiği fenalıkları bir kenara bırakıp insanın mevsimlere ettiği fenalıkları mı konuşsak diye geçiriyorum içimden.

Ya da her mevsimin kendine özgü bir hal ve gidişi vardır tezinden yola çıkarak öyle bir çıkarsamaya gidelim diyorum ama orada kalıyorum işte. Çünkü bu Şubat başka bir şeye benzemiyor. Bu ufacık tefecik haliyle etrafa attığı tafrayı göz önüne alınca ne diyeyim diyorum kendime de gidip çıtı pıtı şubat hanım diye şiirlere mi yatsam düşüncesi içine sıkışıp kalıyorum.

Ya da Süleyman Çelik “Beylerbeyinde Şubat” derken içimizde kırılan bir şeyler mi olur yoksa biz önümüze düşen kar tanelerinin şiirsel ritmik beyazlığında bir hülyaya dalıp çıkar mıyız yollara.”beylerbeyinde Şubat solgun bir bahçedir / düşerken çaylar cama içimiz kırılıverir.”

Böyle midir işin aslı yoksa ben bütün bu söylediklerimi öyle bir başına buyruk başını alıp çabucak giden bir Şubatın ardından bir güzelleme olsun için mi söyledim.

İşte böyle Şubat hanım

Süryanice’de yirmisekiz tesmiye ediliyormuşsunuz

dervişlerin teber taşıdıkları çağda

testici yazdan kalma mahmurluğunu teşrih ederken

kaldırımlarda tezgâh açan satıcılar da tutamıyor

kapalı çarşı, mahmutpaşa, boğaziçinde bir mekânı

sarı saçlı, uçarı, buğulu bakışları olan Şubatın

yağmur uçlarını.

Bir de hiç olmamış ama nasıl olmuşsa olmuş size beyaz benekleri olan küçük boylu belki de soylu sevimli bir köpekçik vermişlerdir. Evinizin önünde ara sıra havlamaktadır. Büyüyorsunuz, bakıyorsunuz, besliyorsunuz. Artık o sizin beyaz benekli küçük boylu sevimli ve de tabi ki oyunbozan bir köpeğiniz olmuştur. O kış mevsimi çok kar yağmış Şubat ayının o dondurucu soğukları ve de ayazları başlamış dağda kurtlar aç kalmış ve köyün en yukarısında oyan eviniz çevresine kadar inmişlerdir. Siz duyuyorsunuz dur kurt ulumalarını, köpeklerin havlamalarını. Sizin o beyaz benekli köpeğiniz de havlamaktadır kurtların ulumalarına karşılık. Ama ne var ki bu ufacık tecrübesiz köpeğiniz kendini bir kahraman sanıp kurtlara doğru saldırıya geçmektedir. Sesler, boğuşmalar, derken sessizlik.

Sabah olunca babanız etrafı kolaçan ederken köpeğinizin ancak yolunmuş tüylerini bulmuş olacaktır evinizin biraz yukarısında.

Şubat demek muhtıra demek midir? Şubat demek post modern bir darbe midir yoksa.Bir sürü şey böylece kendine bir bahane bulup böyle bir Şubata sığınmak ve var olmak için sinsi planlar içinde olabilmektedir.

Peki, Şubat nedir?

Şubat miladi takvime göre yılın ikinci ayıdır.

Bir de cücük ayı demişlerdir kendilerine.
 
Bazı yıllar 29 gün hüküm sürdüğü de bilinmektedir.

Nurettin DURMAN

Deneme
Şiir
Öykü
Mektup
Söyleşi
İnceleme
Araştırma
Sinema
Biyografi
Hatıra
Kitap
Gezi
Giriş
yazarlar