Ay Vakti

Sokak, Kadın Ve Gölge

Sokak boştu. Evler derin bir yalnızlığın resmini çizsinler diye sanki oturtulmuştu yerlerine. Bir dekorun soluk parçalarına benzer bir tavırla öylece duruyorlardı. Kadın o an ağlamak istediğini düşündü gölgenin yanına oturup. Hiç açığa çıkarılmamış anılarının varlığını mı hissedivermişti birden? Elini yavaşça geri çekti. Siyah çizmelerinin uçlarına baktığında kış mevsiminden bir esintiyle bu sokağa uçurulduğunun duygusunu yakalayıverdi. Gölge şimdi, kaldırımda çömelmiş ve kadına dönmüştü yönünü, bir yabancı kokunun sokağa doluşunun nedenlerini sorguluyordu. ‘Ben’ diye mırıldandı, ‘ben bu sokağın en çiçekli zamanında kayanlardanım.’

Kadın buruk bir bakışla inceledi sokağı. Ahşap evlerin gülümsediği yaşanmışların dönemine girmek istedi. Zamanda bir çeşit yolculuk... Çocuk parkındaki mavi boyalı kaydırağın tepesine çıkıp kendisini aşağı bırakması gerekiyordu bu iş için. Trajedilerin tebessümleri siyaha boyamaya başlamasından epey önceye iniş yapmalıydı. Gölge kıpırdandı. Kadına yol göstermek, insanların sessiz kulaçlar atan cümlelerinin yakalanmasına yardımcı olmaktı niyeti.

Gölge doğruldu. Kendisini takip etmesi için kadına bir el işareti yaptı. Yürüdüler birlikte. Sokak hâlâ boştu. Evler hâlâ o sokakta duruyordu. Kadın ağır adımlı gölgeye bakarken, ‘Seni görmemiş olsaydım her güzelliğin bir çirkinliği, her tamamın bir eksiği, her iyiliğin bir fenalığı, her doğruluğun bir eğriliği olduğunu bilmeyecektim’ diye mırıldandı. Samiha Anne’den ( Samiha Ayverdi )  aklında kalan son kelimelerdi bunlar.

Ay Vakti

Deneme
Şiir
Öykü
Mektup
Söyleşi
İnceleme
Araştırma
Sinema
Biyografi
Hatıra
Kitap
Gezi
Giriş
yazarlar