a,
bu gün beklentilerimden biri aleyhime gerçekleşti; hayra yorduğum bir düş şu an için menfi neticelendi, bilmem ki neden? birileri bir şeyler mi yapıyor da amaçlarımıza ulaşamıyoruz? yoksa bizler mi hazır değiliz o amaçlara?
soruları çoğalta biliriz, ama hiçbirini bire bir sağlıklı cevaplandıramayız. bu sebepten de üzülürüz; nedenler ve nasıllar arasına sıkışıp kalırız, işte ben bu gün bir kaç saniye öncesine kadar sorular arasında kaybolmuş bir insandım. amaçlarım tahakkuk etmemişti; bu nedenle içim sıkılmaktaydı.
asır süresindeki anlamı aradım...
bir dost aramaya çıktım.
sevgili cemal hocamı telefonla arayıp, üzüntülü halimin nedenini hikaye ettim, insanın bildikleri şeyleri bir büyüğünden dinlemesi ne kadar güzel oluyor, konuştukça içimin genişlediğini ve üzüntümün izâle olduğunu gördüm. gördüm ki; olumsuz biten her düş, bir son değil, aksine yeni bir düş için yepyeni bir başlangıcı beraberinde getirmektedir.
yeni bir düş, yeni bir hayat demektir. yeni hayat, sağlıklı düşünme ve verimli çalışma değil midir?
b.
Rabbım sana şükürler olsun; dost insanlarla görüşme imkanı verdiğin ve hayatın gerçekliğinden hakikatine doğru bakmayı öğrettiğin için...
evet sana binlerce hamd; görmek, dinlemek, idrak etmek ve anlamak gibi çok değerli nimetlerle bizleri taltif ettiğin için. şu anda olumsuz gibi görünen, hakikatte de öyle midir? bunu zaman nimeti gösterecek.
c.
kütüphanemin tenha köşelerinden birine sıkışmışöylece duran dîvân-ı kebir'in birden bire yüzüme gülümsediğini hissettim. kalktım, içinden öylesine bir cildini çektim aldım. bu dördüncü ciltti, tefe'ül yaptım LXXXIV nolu şiir çıktı karşıma, orada er-Rûmî şunları söylüyordu:
kaçmakla kurtulamazsın ondan; sarhoşsan âşıkçasına baş koy, yat, artık boyuna emniyettesin, amandasın; çünkü onun aman yurduna ulaştın sen. sözden, altmış fersahlık yola kaç; söz tuzağı yüzünden bu aşağılık haldesin sen.?