Ay Vakti

Uzun Yürekli Nehir

Şiir nedir? Bu sualin cevabını vermek kolay değil, hatta imkânsız. Buna şairin kendisi de cevap veremez. Eleştirmenin objektif ölçüleri, tasavvuru kendisiyle bağımlıdır. Fakat o şairin şuurunun derinliklerine nasıl inecek. Şairin mütevali duyumları birbiri içinde eriyor, buna rağmen duyumlara sebep olan ve aynı zamanda vâki olan objektif dış tesirlerden bir şeyler alıp saklıyor. Bunun için de dışarıdan bakan biri için belki bu objektif tesirleri görmek mümkündür. Ama bu objektif tesirlerin sentetik karakteri, şairin şuurunun, derinliklerine indiğinde belli bir hâl alıyor; herkes deniz kıyısında oturabilir; mutlaka bir tad, bir keyif alabilir. Ama işte o. kadar. Şimdilik o kadar. Ama şairde o deniz kıyısı; duyan, hırslanan, kendini murakabe eden, karar veren, halleri ve değişmeleri sıkıca iç içe giren bir "ben" olur. Ve bu ben mekana yayıldığı zaman parçalanır ve herkes şair olduğu nisbetinde ondan bir pay alır. Çünkü bazı insanlar hariç, çoğu insanın kalbinde şiir vardır; ve bu şiir, şairle tek ve aynı şahıstır. Şair şiirleriyle onun şuurunun derinliklerine yayılmıştır.

Yalnız öyle insanlar vardır ki; onlar soğukturlar. Vurdumduymazdırlar. Yemek artıkları ile geçinirler. Çıkınlarından haşin ve merhametsiz öç duyguları çıkar. Sanırlar ki şehir onları sabırsızlıkla bekliyor. Onların nezdinde hiç kimse affa mazhar olmamıştır. Başkalarını çiğneyerek mesut ve zengin bir ömür sürüyor oldukları zehabına kapılırlar. Bunları geçelim. Asıl meselemize gelelim; şiir insan kalbinin saltanatıdır. "Uzun yürekli nehir" dir. Dolaşır durur kalbimizde. Ve o nehrin içine " Tırpanla biçilir gibi/ düşüveriyor ay."

Haydi, Osman Özbahçe'den iki dize daha aktaralım da bu yazıyı tırpanlıyalım:

Kulaklarımı ısıt sesimi sesinden demir
Düğmeler yap ilikle beni.

"Uzun yürekli nehir" Osman Özbahçe'nin şiir kitabının adıdır.

Alaeddin ÖZDENÖREN

Deneme
Şiir
Öykü
Mektup
Söyleşi
İnceleme
Araştırma
Sinema
Biyografi
Hatıra
Kitap
Gezi
Giriş
yazarlar