Arıkovanı tuttuğun zembil
Darısı al yeşil
Ellerine dokunmuşsun peygamber çiçeğinin
Köşe kapmaca uçsuz bucaksız
Sobe demek yok ay tutulmadan
Tüm ağaçların dalları kolların
Ki uzağında kekeleyen sevdaların
Boynuna dolanmadan
Geç kalmışsam işte izin kâğıdım
Tezkere diyorduk ya eskiden
İmzan taklit desen de geleceğim
Kuşluk tavında dövülür demir ha
İnci dizilir deminde sabahın
Yol kıvrımlarına takılsa da hayalim
Çocuksu gülüşünü bekleyeceğim
Şairler İstanbul'u dinleyecek
Ben de seni
Payı tahtına oturmuş çocuklar
Deli Dumrul'u yok bilmecelerin
Seher sözlüsü masallar da ne
Süt dişi uzaylı perilerden selam var
Pare pare öyküsü karaca oğlanın
Bende yanık kokan sesin hüznü var
Allı pullu resimlerin kayıtsız
Kayıtsız toprağa düşen cemreler
Kırık aynalara çarpıyorsa kuşlar
Yıldızını koparma demiştim kuşluğun
Bırak düşlerimde kalsın yalnızlığın
Bırak yalnız kalsın düşlerim
Geceyi dinleyecek müptelayı gam
Ben de seni.