Ay Vakti
facebook

DÜŞTEKİ İŞARETLER

Akşam oluyor bir gemi ayrılınca limandan

Ansız sönüyor kentin ışıkları

Ben sonbahar oluyorum usulca

Gitme, tenha bir kuytu ararken kuşlar

Yüzü yağmurda unutulan çocuk

Gözlerin rıhtımı oluyor günbatımının

Utancın elleri dolanırken

Deniz tuzuna karışan saçlarında

 

Her Yemen türküsünde

Islanan kentin yanağına uğruyor yolum

Sesinde dalıp giden uçurumlar

Bir yaprak konarken kaldırımlara

Dalları kırılgan bir incir ağacı oluyor kalbim

Hayattır oysa yalnız yaşayarak anlaşılan

Ağladıkça anlarmış insan ırmağın kaderini

Uyanıp mahmur bir uykunun tenhalığından

Ve karanlık bastırmadan öfkemizi

 

Yorgun ırmaklar akarken çağıl tapınaklara

Koşudan gelen taylar gibi terli ve telaşlı

Örselenen alnından önce

Umudu darmadağın ay ışığında

Usta işi acılarını onaran bir iç çekişle

Satır başlarını okşuyor bir adam

Kar yağarken yalınayak ve suskun

Yaslanıp aşkın ahşap verandasına

Siniyor kırgın kırlangıçların kalbine

Süzülüp mahrem sundurmalardan

Hüseyin Çolak
GÜN AŞIRI
Elindeki fidanı dikmelisin.Çölde susamış bir köpe...
CUMA AKŞAMI
Metruk anıları artık uyandırmaktan vazgeçip bir şe
yazarlar
KİTAPLAR