giyinir kuşanır yabanlığını
şehirler de geziye çıkar bazen
alıp başını çok uzaklara gider
sanki aşk ile pervazlanan bir semâzen
istanbul da o şehirlerden birisidir
hicaz’da terkedilmiş bir tren garında gördüm ben
görür görmez hem şaşırdım hem de sevindim
sarıldım kıvrak beline bırakmam mümkün değil
sevgilimi öper gibi öptüm istanbul’u
öptüm istanbul’u
öptüm istanbul’u
kitapmış, haritaymış, giysilermiş
özenle doldurup valizlerine
şehirler de geziye çıkar bazen
alıp başını çok uzaklara gider
her gittiği yere bir bedel öder
istanbul da o şehirlerden birisidir
yaşı dipte başı göklere ermiş
buhara’da bir cuma günüydü gördüm ben
yapıştım saçlarına ölsem bırakmam
sevgilimi öper gibi öptüm istanbul’u
öptüm istanbul’u
öptüm istanbul’u
kalemmiş, deftermiş, senet-sepetmiş
gerek görülenler valize girmiş
bir tarafta hüzün bir tarafta neşe
şehirler de geziye çıkar bazen
istanbul da o şehirlerden birisidir
bir pazar günüydü paris’te çıktı karşıma
padişah tuğraları şavkıyordu tepelerinden
yapıştım ellerine ayaklarına
tamamen istanbul’a kilitlendim
sevgilimi öper gibi öptüm istanbul’u
öptüm istanbul’u
öptüm istanbul’u
cebindedir pasaportu, kimlik cüzdanı
şişe şişe parfüm gözyaşlarından
şehirler de daralır geziye çıkar bazen
istanbul da o şehirlerden birisidir
gene bir cuma günüydü üsküp’te
burun buruna geldik, gözlerimiz çarpıştı
andık ulu yezdan’ı
aşkla ürperdi zaman
dikildim karşısına, bileklerinden tuttum
duyunca sevgilim kıskansa da
sevgilimi öper gibi öptüm istanbul’u
öptüm istanbul’u
öptüm istanbul’u