I
O bir nebi, yüreği hassas
Öyküsünü anlatır “ahsenü’l- kasas”
II
Yusuf: hayatın elifbası…
Köle pazarından alınmış efendi…
Beni İsrail’in atası, Nil’in aşkı…
Bolluğu yoklukla yorumlayan
Dövene elsiz, affı gazabına galip
Sınamaların merkezi, sınanmanın zirvesi…
Bir başına, olgunluğa giden yolcu
Zillet sanılan zindanda efendiler efendisi…
Beden ruh kuşunun kafesi
Zindan, Yusuf’un Hira’sı…
Uzletin, tefekkürün halvetin odası
Kullardan uzak Allah’a yakın
Yerin gökle temas ettiği yer…
Duvarın arkası, zaman ötesi
Hakkın merhabası, gönül penceresi
Potivar’ın kölesi Züleyha’nın efendisi…
Bin yılları etkileyen…
Aşkı örnek, sınavı emsal
Anıları, sohbetlerin tadı
Affın aynadaki görüntüsü, lügatlerdeki karşılığı…
Zindanı bir medrese
Ferhat’ın dağı, Mecnun’un çölü
III
Züleyha pervasız, Züleyha günahkâr
Yokluğun kıskacında ebediyen var
Yusuf, güzelliğiyle yaktı ve temizledi onu
Dayanamadı Züleyha… Yöneldi Yusuf da ona
Bir el çevirdi yüzünü, kapattı gözünü…
Çeviriverdi kudret eli gönlünü
Yüreği yükseldi, bedeni kaldı…
Adı güzelliğiyle anıldı.
Sınav başladı, beklenmezlik sözleri yayıldı
Isrardaydı Züleyha.
Potivar şerefini, izzetini kurtarmada…
Yolladı Yusuf’u zindana.
Yaşıyor Yusuf “ahsenü’l-kasas”ta
IV
Ve Züleyha…
Kaybederek kazandı
Adı Yusuf ile anıldı
Yaratılalı âlem, böylesi güzele tanık değildi
Yusuf, güzeller güzeliydi.
Güzellik bile kıskandı Yusuf’u.
Efendiyi köle, köleyi efendi kıldı:
Züleyha Yusuf’a âşık oldu.
Varını yok bildi, yöneldi Yusuf’a,
Elinde gömlek durdu öylece,
Kıskandı âlemi kendince
Âlem kıskandı, o kıskandı; kıskanılan bir adamdı.
Adam ki, Yusuf’tu adı.
Âdemin çocuklarına sunulan bir güzel yüzdü,
Yüz, Yusuf’un yüzüydü.
Kıskandı gömlek, kıskandı melek
Ve Züleyha kıskandı.
Aktı iki damla gözyaşı, gömlek parçasından,
Bir anlık ayrılığın acısından
Yusuf bütün güzelliğiyle durdu öylece,
“Bir” olanın gördüğünün bilinciyle
Döndü arkasına, Züleyha şaşkın;
Duvar şaşkın, melek şaşkın
Sübhanellah, demede âlem
Görmedi zira böylesini beni Âdem.
Ve bir çığlık, Züleyha’dan!
Duman çıkıyor mütemadiyen;
Elinden, tuttuğu pareden
Yanıyor eli, önemlisi yüreği.
Alev sarmıştı bütün bedeni.
Gözünden yaş aktı Yusuf’un
Züleyha onda yıkandı
Züleyha’nın varlığı, yokluğundan;
Onun yokluğu günahından.
Pişmandı Züleyha, Pişmandı Yusuf.
Sarmıştı zira etrafı küsuf.
Yoklukta buldu Züleyha varlığı.
Var oldu, gönüllerde dirilerek,
Ta o günden beri bilinerek.
Sonra yok oldu yine, lakin adı kaldı:
Dillerde ve gönüllerde
Gönül ki mekânıdır Mevla’nın.
Züleyha yandı, yaktı Yusuf’u.
Züleyha şimdi bir ay, belki de güneş
Güzellikte Yusuf’a eş
Saçıyor aşkın ışığını parlıyor…
Bütün âşıklar ışığını ondan alıyor!
Muhammed’in adı buluştu ya Allah adıyla
Yusuf adıyla özdeşleşti Züleyha
Yusuf, dünya güzeli…
Züleyha güzelin özeli
Bir, iki; iki bir oldu; bir aşkta buluştu.
V
Hisselerle dolu bir kıssa
Kadınlığıyla bütün bir öyküyü etkiler Züleyha