1950’li yıllarda, Orhan Burlan’ın, Vedat Günyol ile birlikte yayımladıkları “UFUKLAR, sonra YENİ UFUKLAR” dergisi, sevilen, ilgi ile beklenen, yenilikçi bir dergi İdi. Çok genç yaşta vefat etmiş olan Orhan Burian’ı sevgiyle anmak istedim bu yazının girişinde. “Kurtuluştan Sonrakiler” adlı şiir seçkisi­nin “Onsöz”üne şunları da yazmış Orhan Burian: “Bütün korkuların ve şaşkınlıkların yabancısı olan tabiatın kanunlarından başka bir kanun saymamak, doğuran, büyüten, sonunda ölüsünü göğsüne basan toprak ana kadar tabii olmak isteğiyle şarkı söyleyenler var.” (*)

O sıra, şaşkınca kendi şiirimi aramakta iken, unutmak İstememiş olmalıyım ki, yazmış saklamışım bir yerlerde Orhan Burian’ın bu tümcelerini. Kitabını yarıladığımda, “Ses ve Yaz”da, Nazım Payan’ın böyle bir tabiilikle kendi şarkısını söylemekte olduğunu düşündüm ken­dimce. “Ses ve Yaz” içtenliği, duyarlıkları, düşünceleri, coşkuları, hepsinden çok da arayışlarının çlleslydi şairin. Sanatın kalıcısına, yaşayıp gidecek olanına erişebilmek, bir bakıma, toprağın, sesin, yazın sade olanını, soylu olanını aramakla değil midir? Sözün sesi nasıl bir ses olmalıdır? Haykırma mı, mırırıldanma mı, kendine özgü bir başka şey mi? Öfkelinin, yergileyicinin, hele de yalancının, yapaycının sesi sesten sayılmaz.

Unutulmasalar belleklere sığmazlar; yaşanmış olanların ayrıntıları çoktur, ama unutulmuştur o ayrıntıların bir nicesi; anımsanmaları

kolay değildir. Onun için, yazın gönüllülerinin, şiirleri, öyküleri, denemeleri için arayıp tarayıp seçtikleri, çoğu çoğalan, çağrıştıran

sözcükler, tümcelerdir. “Ben ne dedim; o ne anladı?” Okurun kendi yorumu ile şairin şiirinde, yazarın yazdıklarında amaçladıkları

bire bir örtüşmeli midir? O zaman, ayrıntılara ulaşmanın yolu yltirilir. Sözün özlü, kapsamlı, çağrıştırıcı olanı aranmaz…

“Ses ve Yaz” da, birkaç tümce ile anlatılan, yani çoğaldıkça çoğalacak olan, öyküler, anılar, duyarlıklar var. Okur, yeri geldiğinde,

kendi öykülerini, anılarını, düşlerini katmadan edemiyecektir okuduklarına.

“…Yalnızca bir elyazması kalır

Köy bir şehre ulaştığında

Hadi anlat,

Bir göç ne bırakır ardında” diyor N. Payam. (s.95)

Okur da anlatabllmelidir, bir göç ne bırakabiliyorsa arkasında.

“Ses ve Yaz”a yazarın, biri öncekileri de aratan yeni yapıtları eklensin dileriz.

(*) Orhan Burian, Kurtuluştan Sonrakiler. Önsöz

Bu yazıyı paylaşın