-ilaç kokulu bir hastanedir hayat zamanla alışılır-
köhne kaldırım taşları
derin bir sessizliği besteliyor
sonbahar sonrası bir vedadır
kalbimin kılcal acıları
yağmura tutunan bir çocuk
içli dualarla geçiyor gözlerimden
anasız bir akşamı vururken gökler
sığamadığım şehirlerden geçiyorum
umut satılan tezgahlarında çağın
bütün kapılarında yabancı kaldığım
bir gurbetlik düğümleniyor sensizliğime
haykırışlar gömüyorum zamana
müheyya bir seferdeyim
ayak izlerimi örten acılar biriktiriyorum
çalınmış bir suretken eylül
sonbahar sonrası boşluklar devriliyor suskunluğuma
şerh edildikçe dağılan bir manzara
kalbimin tıp-tıplarını dinler gibi
renksiz ve desensiz gençliğim
dolaysız bir yalnızlığa kanıyor yine
külbe-i ahzân bir mevsimken hayat
hezeyan edilmiş fotoğraflar çektim
şüpheyle baktığım camların ardında
inkisar ve inilti içre
nice sonbahar sonraları besteledi analar
yalandı yaşadığım
bir suskunluktan öteye
anlamadı beni mevsimler
yanılgılarımı vurup sırtıma
bedeli ödenmiş kırgınlıklar besteleyeceğim