dedi gece camlara yapışır yağmurla

yüzünü kayıp fotoğraflara bırakırım

telaşlı girer rüyalarıma sesin

dedim gözlerin bekçisi kirpikler değil mi

ağlasam bırakırlar mı gözlerine

nâr atıp yüreğime hâr batırıp

dedi taşlar değil gül ıslanır yağmur yağınca

o kadar ağla ki hangi ırmak umursar seni

bulut git güneş gel

dedim feryadımı örseler çığlıklar dağlarda

sulara değince akşam güneşi üşür

bir de acısına kına yakılan ellerim

dedi sonra sessizliği de bağırmak lazım

yüzümüzü aynalara

çocukları öptükten sonra yalnızlığı kalbimize

Bu yazıyı paylaşın