meczubum, sırrıma geçmez ağyarların
öfkesi
ama gözlerin bir değse yar
damarlarım tütün sarısı
ayak bileklerim kesik
cengaverliğim dağların başındadır
göğsünden kamçılanan at gibi
yaşantım kaçmak gibidir
inleyerek, düşerek, aldatarak dalgakıranları
ciğerime siyah kan kusturduğum
gecelerim kurtların önüne sunulu
anlatacak gözlerim gözlerine yar
yalan sanacaksın söylesem
kan akacak bir gülümsesen
eski harada buluşma vaktidir