yüzünü kaybetti çocuk
acıya banmıştı aklını
kırıldı camlar
uyandı çocuk
kervandan geriye kalmanın hüznü
ve salaş bir öfke gözleri
ruhuna engerek motifler
kalbine karanlıklar kazınmış
dünya kimliksiz bir gürühun saçak altı
her yanda kirli bir el
her yana sinmiş Kaynuka kokusu
utançtan yok olmuş kulaklarımda
örtünün incinmiş sesi
hüzünler boşandı gökten
diplomatik kehanetlerde öfkem
ihanetlerde hırçınlığım bilendi
kureyza yüzlerinde
o çirkin gülümseme
benimse dişlerim kenetli
acılar emiyorum yıkılası göklerinden
kökünden kırılası eller
acılar biriktiren bir aşkın özlemidir
durulmayan sulara
kalbi yarasalaşmış
yüzü kararmış birini gömdüm
yeminli dudaklarımla yürüyorum
ufuklar yırtılmaya mahkum
yeminli dudaklarımdaki sırdır bu