I
sular gibi
ağlar gibi
değişirsin

söyle gözlerin yağmur olsa
neyi sular?

değişen gözlerin mi?
yoksa göğün mavisi
türküde yaman,
güvercinde beyaz mı?

aşkın suları yıkar labirentleri
ay bir başka doğar on dördünde
yakamozlar denize tutsaktır
arasat bırakır tarihe zaman
kevakip bir anlayış yaşlandırır çocuğu
iğde dalına asılı duran bıldırcın
kuşkonmaz otu, deve kulağı
ibrişim işlemeli sandıkta kalan sır
seni saba melikesine bırakan kitap
kız kulesinde matem havası
denize düşen kızlar rüyası.

yeni bir bahar perisidir ürpertir seni
dokuz kat örülmüş zincir saçların
öyle zor öyle zor ki yaşamak
şiire sığınmış bir şair
gözlerine ebabil üfürülmüş genç
elinde savaş çığlıkları
omzunda iz  bırakan mavzer
öyle zor ki yaşamak
sana tutunmadan.

seni karanlık gecelere bıraktım artık
dedemden kalan andız tesbihim
geçen yüzyıldan güğüm ve ibrik
bak yine kaydı yıldız
hadi Bekir, hadi Osman
geç kalmadan eve varalım
samanyolunda bir kız kaybolmuş
onu bulalım.

II

deniz gibi
dağlar gibi
devşirirsin

aklımda kalan aşkındı Kleopatra
sen ufku yırtar gibi diri kalmışsın
of yürek yangını harita
ne Şahmeran korkutur beni
ne sincap sıçraması      
bir yalnız ağaç şarkısı.
bir yalnız ağaç şarkısı.

deniz gibi
dağlar gibi
devşirirsin suları

sular, damlada sır
denizde sır
gözlerde sır değilse eğer
niçin yağar yağmurlar dağlara?
ve niçin
iğde dalında durur bıldırcın?