‘’AND OLSUN!’’ İÇİNDİ SIZIŞI KEHRİBARIN DÜŞTEN BİR ERKİNİ KENDİNE KIRAN DÜŞ GÖRGÜSÜ;

I.
Nasıl ki bir delile gereksidim şu ân’ımı,
‘’Isırılmış bir elmanın kanayışı, şiirdir’’
Dilini bilirsen!

Gevşet ilmeğini kelimelerin, dile dağılsın-
-Varsadığın şiirler, doğursun öpüşlerin.
Annem diyordu ‘’Faruk Nâfiz iyi şâirdir.’’
Ve ben çarşılarda çocuksuz bir anneyim,
Tavaf ederken kendi benimin sesini;

II.
İkinci bir vakte kadardı ömrü,
Sokağımda sahiplendiğim düş isinin.
Kabartılmış ayetlere yankılar bırakarak,
El erimi Cibril’in düşlerini aydınlatan

‘’Suyun’’
düşünü yazıyorum…’’

Hakikati dişlerimin arasında büyüten,
Bir esimle savrulan başsız gövdeme;
Bilenirken Salome’nin kılıcı,
Yahya teslimiyetinde ilkin…

Bu yazıyı paylaşın