“Ano Yemen’dir Gülü Çemen’dir”

Onlar körükleyecek.
Feraset sahibi müminler alevlerine odun taşımayacaklar.
Hamalı olmayacaklar kardeşlerini yakan ocakların.
Mezhep ve meşrep diye kışkırtıldıklarının farkına varacaklar.
Sadece farkında olmak.
Çok, ama çok şeyi değiştirecek.
Yemende sıkılan kurşunların, ölen canların, Osmanlı dönemindeki yemen isyanlarından bugüne neyi değiştirdiğinin bir sorgulanması yetecek.
Müslüman Müslümanı İslam adına katleder mi ?
Etmeyecek.
Tarihi kriterlerden hareket edince kendileri için meşru bir zemin buluyor, gözü kara işe koyuluyorlar.
Üfürülen ateş Yemen’den Müslümanların yaşadıkları her bölgeye sıçrasın, bir mezhep savaşına dönüşsün diye gayret eden ehl-i nifakın arzusu kursağında kalsın isteniyorsa.
Şuura ve farkında olmaya ihtiyaç var.
Sadece Yemende mi ?
Ortadoğu da, Uzakdoğu da, farklı bölge ve ülke yamaçlarında.
Birbirine düşman, birbiriyle savaşan, birbirine karşı husumet besleyen Müslüman topluluklar,  önce birey, sonra toplum olarak bir nefs muhasebesine tabi tutmalılar kendilerini.
Neden, niçin sorusunu sormalılar.
İşi sevmek olanların neden düşman olduklarını sorgulamalılar.
Mısır’da gayr-i meşru iktidarın peş peşe idamlar vermesine ses çıkarmayan batılı devletler ve diğer emperyalistlerin ikinci yüzünde ihsan aramamalılar.
Afganistan ve Irak katliamı ve işgali ne ise, Suriye de odur diyebilmeliler. Gazze’de zulmü icra edenle, Sudan, Çeçenistan, Somali ve Arakan’da icra edeni ayırmamalılar. Acının, ölümün, yetimin, açlığın, tarumar olmanın mezhebi ve meşrebi olur mu ?
Olmamalı.
Yermuk Kampı’nda ablukaya alınan Filistinli mazlumların acısı ortak acı değil mi?
Gündem sonrası hasar tespiti ve yakınma ve yardım.
Öncesi olmalı.
Gündemi Müslümanlar belirlemeli.
İnsanlığın hakikatle yüzleşeceği, insanın huzurla buluşacağı gündemi.
Kendi bölünmüşlüğümüz, parçalanmışlığımız, parçalanmaya aday oluşumuz, işini kolaylaştırıyor  hendeğin diğer tarafındakilerin.
Ama hendeğin bizden yana olan kısmında asıl problem.
Onu fark etmeliyiz.
İslam adına İslam olmayan ne varsa, hakikat adına hakikat olmayan ne varsa ayıklayabilmeli, devredışı bırakabilmeliyiz.
Size iki emanet bırakıyorum buyuran Peygamberimizin mümin ferasetine de işareti çok, çok önemlidir.
Kur’an ve sünnet müminin rehberidir.
Fazla söze hacet yok.
Yaşanan İslam kurtaracaktır fert ve cemiyeti.
Ahlaksızlığa payanda olanlar, ayrıştırma siyasetinin farkında olmayanlar,  savunulan ve anlatılan değerlerle yaşadıkları birebir örtüşmeyenler, bir nefs muhasebesi yapmalılar.
Kirleten iletişimin ağına düşmemek gerek.
Tanınmaz halde olduğu, tanınır zamandaki kimliğinden ötürü hatırlatılanlar, geride kalmışsınız diyebiliyorlar.
Günübirlik, anlık tüketilen değerler, bozulan değer hiyerarşisi,   aileden topluma zarar vererek devam ediyor.
Kendimizi fark etmeliyiz.
İslam imanınızı yenileyin diyor.
İnsanlık kaybettiğiniz heyecanı kuşanarak gelin diyor.
Diri bir fert olacağız ki, diri bir toplum olsun.
Diriliş olsun.

Bu yazıyı paylaşın