Ayla Coşkun Ceren

Mülteci

En ufak bir olumsuzlukta kapkara gözlerinden damlaları akıtıyor, sonra bir dokunma, bir gülümseme yetiyor, gözlerinin içinden tomurcuklar fışkırıyor adeta. Bazen konuştuğumu anlıyor, çoğu zaman karşılık veremiyor. Beni çekiştirmesine de alıştım, her ne kadar sağ kolumu yorsa da o bir çocuk,…

Şimşir Kaşık

Kar biraz yağıyor, biraz duruyor. Rakkase gibi havada kar taneleri. Soğuk sisle beraber insanın içini ürpertiyor. Ocak ayının tam ortasındayız. Sabah on sularında tezgâh açıyor esnaflar. Pazaryeri renk renk kış sebzeleri ve meyveleri ile göz kamaştırıyor. Henüz kendinde değil insanlar,…

Ölüm ve Hatırlanmak

“Daha hayatı bilmiyoruz, ölümü nasıl biliriz ki?” demiş Konfiçyus. Hayatın anlamını tam idrak etmeden ve ölümü de unutarak yaşıyoruz. “Her ölüm erkendir.” sözü ne derece doğrudur bilmiyorum. Bildiğim şey taziye ziyaretlerini sevmediğim. Kendi ölümümü, sevdiklerimin ölümünü hatırlattığı için herhalde. Şimdilerde…

Kırmızı M.A. N ve Babam

Doğum tarihi 1972.Doğum yeri İstanbul. Evimizin önüne geldiğinde kırmızı rengi o kadar parlıyordu ki gözlerimizi alamıyorduk ondan. Babam içinde ne kadar büyüktü, ne ihtişamlı görünüyordu. Evimiz şenlendi, kurban kesildi o geldi diye. Kurbanın kanını tekerleğe sürdü babam. “Allah kazadan beladan…

Kumsaldaki Babaannem

“Ohhh… Çok şükür Allah’ım. Harika bir sabah daha” böyle başlardı çocukluğumda günün ilk saatleri. Burnuma dünyanın en güzel kokusu kayısı ağaçlarından gelirdi. Koşar bakardım toprağın üstü kızarmış kayısılarla dolu. Eteğime toplar bir yandan da hiç görmemiş gibi yerdim. Babaannem (ebem)…

Cemre Düştü

Hava güzel, yüzüme ılık bir rüzgâr değiyor. Cemreler düşmüş öyle diyor arkadaşlar. Önce havaya, sonra suya en son toprağa düşermiş. Eskilerin deyimi ile “Geldik yüze, çıktık düze.” Bu “eskilerin” lafını da hiç anlamıyorum. Eskiler diye diye aynada kendime bakıyorum da…

Bir Bardak Çay

Canım çay istedi. İyi demlenmiş bir çay olsa, dedim kendi kendime. Ya da, iyi bir çay demleyen… Bizim ki gene gitti. Çay demlemeden. Ehh onun keyfi yerinde. Gittiğinde çay hazır, ayağına gelecek. Elini kaldırması yetiyor. Mahallede kahvehane, kahvehanede çay ocağı,…