Kaf Dağı’nın Ardında Kanatları Süzülen Bir Anka mıydı Yazı
Yazmayı dileyip de bir türlü bitimsiz sahifelerin pürüzsüz sathında dillendiremediği hikâyeler geçiyordu yüreğinden. Elindeki kamış kalemi mürekkebe her dokunduruşunda, hikâyelerin ihtidasında gizli intiha cümleleri mürekkebin karanlığına yansıyan ay ışığına dökülüyor, kalemini özenle aharladığı parşömenine ulaştırmadan parmaklarının ucunda yitip gidiyordu kelimeler……