Sokak lambalarından kan ışıyan gecede Ay ışığı toplamaya gel, üstünde beyaz bir karanfil Ve yanağında tomurcuğu varken ömrün. Ölsek diyorum şu ya da bu an, Bıçak bilenmiş, kurşun kabzada gebe, Irgat taylar gibi aksak, geçiyorken ömrümüz. Ayna geçitlerinden sökülmüş gibi zaman Ölüm, sözüme geçti, üstüm başım ölüm. Ölüm diyorum, neden bu kadar içimizde? Bir sigara, bir kurşun, ne fark eder? Bir mezar başında tütene bak; Bir beyaz karanfil ve güzel bir ölüm!