| Başucunda bir kitap uykuyla uyanıklık arasında babil İstanbul ebemkuşağı yayında bir aşk ayini dicle’nin paramparça parlayan suyu kanı mürekkebi bilir leyla’nın su içişini mecnun’un figanını parmak parmak kanını çalar suya suyun ve kumun efendisi hüseyn ki kara günlerde ölür tohumdur dicle kıyısında ağlar fuzuli kamış kalemini batırır yüreğine mayalar suyu sular tohumu ve bir dağ başında tomurcuk lale… Süvariler bekler ardında surların bağdat masum kûfe çılgın felluce yağız atlar diyarı hüseyin ah hüseyin saatin sarkacında sır atların yelesinde rüzgarda ve güneşte ali’nin dilinden ah düşer kılıcında ışıltı mezarlar taşar surlar tutamaz dicle kan taşır leş taşıyamaz kan yürür damarlara su yürür yapraklara bir dağ başında tomurcuk lale büyür Bileklerimde vebal birikir kollarım iki yanıma yük bu istila büyük Bağdat yağız atlar diyarı felluce boynu bükük Kerkük kubbelerin kemerlerin gibi dik goncaların lalelerin çocukların var dar sokaklarından tazyik helen de gördü moğol da ey şimdiki erzel ateş yutar bu coğrafya su kusar ve kandan çiçekler dağıtır soysuz şımarıklığı ahir zaman şi’rini yazar bir dağ başında tomurcuk lale |