Baygın kokusunu dağıtırken hanımeli
Özüne düşen ışıktan habersiz
Daracık kap iki damla gözyaşı
Derken odaya dolan ceylan sesleri
Rebabın namelerinden var oluş sızıları
Kırıldı işte gönlümün teli

Sözlerini topluyorum Belkıs’ın
Gün battı kuytularında Maraş’ın
Zaman bitimsiz ırmak
Ağını germiş avcı Merhamet

Ayaklarımın altında kayboluyor mekân
Baktığım aynalar param parça
Göklerden topladığım eleğimsağmalar
Avuçlarımdan akıyor

Sözlerim camın buğusu
Minik ellerinle dokun varlığıma
Silme yalvarırım sana

Ay iki karış üstümüzde
Yıldızları topla düşlerim için
Sevgilim mihrabım kaşların.
Bu yazıyı paylaşın