Bir çocuk uçurtma zanneder kendisini ölüme götüren kuşları.
Benimle biraz yürü
İpini kaçır uçurtmanın
Göğe sunaktır bu.
Benimle biraz yürü
Aşınsın ayağımda kaldırımlar.
Bir tek şemsiye yeter
Omzumdaki çukur bunun için var.
Kibritim yok, ısıtamam avuçlarımı
Bana ellerini bağışla
                                – ellerin temmuz sıcağı.
Ne  zaman dokunsam saçlarına
Bir çift karanfil eğilir
                                -öpmek için kaldırımları.
İşte bu vakitlerde
Gece güzelleşebilir bir baykuşun gözlerinde
                              -bana gözlerini bağışla.
Yayla evinde bacası tüter sobanın
                               -bana gözlerini bağışla
Çaylar tazelenir, yağmur yağar
                               -bana gözlerini..
Varsın iki kişi eksik gitsin taşıtlar
Mesafeyi uzatacak otobüs yok.
Benimle biraz yürü
Neden yanımdayken patlar zamanın freni
Zaman; Fırtına Deresi.
Lacivert bir hüzün yakamda
Taşırım anıt gibi.
Ne varsa bu taşrada
Anısı kalır yaşadığımızın
İçime çökmeden hüznün imparatorluğu
Benimle biraz yürü.
Lirik bir keman dudakların
Nota bilmiyorum.
Konuşmayı yeni öğrendim
Benimle susmadan yürü.

Bu yazıyı paylaşın