Hiç korkmanıza gerek yok efendim
Sizin eve asla gelmeyeceğim

Zaten sizin evi de hiç görmedim
Kiracı mısınız ev sahibi mi bilemedim

Ben bu şehri çok sevdim dediniz diye
Küçük büyük caddelerini gezebiliriz seninle

Bütün dar sokaklarını, kenar mahallelerini
Taş evlerini evin içlerini zer zeminlerini bile

Gülleri karanfilleri reyhanları geçerek
Çeşmelerden akan berrak sular içerek

Görebiliriz evcil ceylanları evin bahçelerinde
Ulaşabiliriz mahallenin delilerine, yetimlerine

Birlikte bu şehrin içinde saatlerce gezebiliriz
Açılmayan bütün paslı kapılarını açabiliriz

Bir ikindi sonrası taş yapılı evlerin damında
Küme küme kuşları gökyüzüne uçurabiliriz

Sizinle bir akşam yemeği yiyebiliriz herhalde
Aşağı Çarşı’da, bir lokantada Hanifin Yeri’nde

Bir Urfa lahmacunu bir ciğer kebabı üstü buğulu
Sonra çayı da bizim evde içeriz kaçak ve dem dolu

En güzel yanı budur ömrün haz alırsan hayattan
Bir ayrılık türküsü yankılanır kaleden ta uzaktan

Bir nara at gökyüzüne bütün yıldızlar duysun
Uyuyan bu kadim şehri uykudan uyandırsın
Aralık, 2015

Bu yazıyı paylaşın