Dize Sonlarına Düşmek Hayali

vardı…
günün tüm saatlerinde
aynı tadı veren
sarı başak tarlalarında gülümseyen
bir kuşkovanın elinde
kırmızı kırmızı
-ılık rüzgarlara karşı-
dize sonlarına düşmek hayali…

yamandı…
yorgun bir yolculuk sonrası
sabırlı bir tel ağarmasında savrulan
boş odalarda üşüyen kör akrebin
orman sıklığı düşleri…

yandı…
kül oldu şimdi parmaklarımın ucu
kalın yazılarda…
ve zorlaya zorlaya def ettiğim
pak hevesim
gül rengi ahengim
sonra nefesim, sayfa sayfa…

artık yenilgileri kucaklasam
bir kuytu ormanda …
çırpıntım hatırına
bütün güzel kelimeler bitse
büyümemiş saçlarımın ucundan apansız
gecesiz bir gün için uçsa
mai kelebeğim…