Bin tortu yağar korkunç suretine
Usanç yüklü çocukların
Sersemlemiş bir çağın son katresinde büyüyor
Köhnemiş ruhların tükürdüğü yangın
Belli belirsiz heveslerin karargâhında
Hınca hınç bir urganın
En muteber düğümünde çözülüyor
Sinsice körüklenen isyanım.
İlkyazın divanına durmuş şafak vaktinde
Rehin edilen uykuların sürüngen sermayesi
Zakkum tadı saatlerin soysuz ihanetine bulanmış
İnsanlığın pervasız ve pejmürde rengi
Tüketmiş masumluğun kokusunu,
Meydan okumuş bahşedilen huzura
Girift kuklaların körkütük zorba nefesi
Hadi durma zulüm! Kırbaçla tespihini
Yediveren çiçeklerinin
Kinini kus inancın gözü pek hikmetine
Dayanabilir misin müjdesine büyük şefkatin
Direnebilir misin savunmasız dillerin duasına.
Kaçabilir misin hükmünden sonsuz adaletin.