İnsanın fiziken ve ruhen sahibi olan yüce yaratıcı, yarattığı mahlûkatın takibini farklı imtihanlarla değerlendirmektedir. Her an, beş vakit, yılda bir, ömürde bir yapılması gereken ibadetler bunun göstergesidir. İnananlar bilirler ki bu imtihanlara hazırlanmak ayrı bir zevk, imtihanların neticesinin olumlu olmasını düşünerek yaşamak daha ayrı bir zevktir.
Şimdi yeni bir imtihana hazırlanıyoruz
Yılda bir ay
Şimdi hiç olmadığımız kadar dürüst, yalansız olmak istiyoruz. Gösterişten, kıskançlıktan uzak durmak istiyoruz. Önce kendimizi tutmak, sonra oruç tutmak istiyoruz. Günahlarımızın affını dilemek istiyoruz.
Sadece midemizi değil gözlerimize, kulaklarımıza, dilimize, elimize kilit vurmak istiyoruz.
inanalar bilirler ki O’nun ne kurban kanlarına ne de boş midelere ihtiyacı vardır.
O, sadece gönülden kopanlara, yürekten dile gelenlere, beynin hareketlerine, gözlere kulaklara, ellere yaptırdıklarına bakar.
Şimdi yeni bir imtihana hazırlanıyoruz.
Kirlenen gözlerimizi, kulaklarımızı, ellerimizi yıkamak, yorulan midemizi dinlendirmek istiyoruz.
Bedenimizi ruhumuzun emriyle tutmak istiyoruz.
Var olduğundan habersiz olduğumuz nimetlerin ne kadar değerli olduklarını anlamak istiyoruz.
Sonu olan bir dünyada sonsuzluğa yürek açmak istiyoruz.
Varlığı için çalıştığımız her şeyin onun varlığıyla ne kadar önemsiz olduğunu görmek istiyoruz. Belki var yemeyeceğiz, belki var içmeyeceğiz. Belki de hiç yiyeceği ve içeceği olmayanları hatırlayacağız.
Şimdi yeni bir imtihana hazırlanıyoruz.
Ölçümüzün sadece yüce yaratıcı ve onun habercisi olduğunu biliyoruz.
Bu imtihanlarda “hamili kart yakınımdır” mesajlarının, hiçbir kopya girişiminin fayda sağlamayacağını biliyoruz.
Hiç kimse için değil, kendimiz için arınmak istiyoruz.
Terleyince, kirlenince temizlenmeye ihtiyaç duyan bizler, belki bir yıl, belki yıllarca kirlenen bedenimizi ve ruhumuzu temizlemek istiyoruz.
Ey ruhum bedenimi tut, ey oruç ruhumu tut!