Ey Ruhum Bedenimi Tut, Ey Oruç Ruhumu Tut!

İnsanın fiziken ve ruhen sahibi olan yüce yaratıcı, yarattığı mahlûkatın takibini fark­lı imtihanlarla değerlendirmektedir. Her an, beş vakit, yılda bir, ömürde bir yapılma­sı gereken ibadetler bunun göstergesidir. İnananlar bilirler ki bu imtihanlara hazır­lanmak ayrı bir zevk, imtihanların neticesinin olumlu olmasını düşünerek yaşamak daha ayrı bir zevktir.

Şimdi yeni bir imtihana hazırlanıyoruz

Yılda bir ay

Şimdi hiç olmadığımız kadar dürüst, yalansız olmak istiyoruz. Gösterişten, kıskançlıktan uzak durmak istiyoruz. Önce kendimizi tutmak, sonra oruç tutmak istiyoruz. Günahlarımızın affını dilemek istiyoruz.

Sadece midemizi değil gözlerimize, kulaklarımıza, dilimize, elimize kilit vurmak isti­yoruz.

inanalar bilirler ki O’nun ne kurban kanlarına ne de boş midelere ihtiyacı vardır.

O, sadece gönülden kopanlara, yürekten dile gelenlere, beynin hareketlerine, göz­lere kulaklara, ellere yaptırdıklarına bakar.

Şimdi yeni bir imtihana hazırlanıyoruz.

Kirlenen gözlerimizi, kulaklarımızı, ellerimizi yıkamak, yorulan midemizi dinlendir­mek istiyoruz.

Bedenimizi ruhumuzun emriyle tutmak istiyoruz.

Var olduğundan habersiz olduğumuz nimetlerin ne kadar değerli olduklarını anla­mak istiyoruz.

Sonu olan bir dünyada sonsuzluğa yürek açmak istiyoruz.

Varlığı için çalıştığımız her şeyin onun varlığıyla ne kadar önemsiz olduğunu görmek istiyoruz. Belki var yemeyeceğiz, belki var içmeyeceğiz. Belki de hiç yiyeceği ve içe­ceği olmayanları hatırlayacağız.

Şimdi yeni bir imtihana hazırlanıyoruz.

Ölçümüzün sadece yüce yaratıcı ve onun habercisi olduğunu biliyoruz.

Bu imtihanlarda “hamili kart yakınımdır” mesajlarının, hiçbir kopya girişiminin fay­da sağlamayacağını biliyoruz.

Hiç kimse için değil, kendimiz için arınmak istiyoruz.

Terleyince, kirlenince temizlenmeye ihtiyaç duyan bizler, belki bir yıl, belki yıllarca kirlenen bedenimizi ve ruhumuzu temizlemek istiyoruz.

Ey ruhum bedenimi tut, ey oruç ruhumu tut!

Bu yazıyı paylaşın