seni andım
içime geceden bir yıldız düştü
haberin değdi dudaklarıma
çamlıca’da yalnızlığın ortasında
hatıra yüklü bir buluttu gözlerim
kısık sesim vaveyla
dolup taşan bir nehir gibi
yanaklarımdan kopan acın düştü
bir yasinin yapraklarına
seni andım
ruhum bir denize düştü
sesini hatırlıyorum
gülerdi gözlerin balam derken
sonra bize bıraktıkların giderken
göğsü yarık bir ay
ve gölgende emzirdiği taze dudaklar
ellerin
masallar ülkesinde yağan kar gibi
bembeyaz bir düştü
seni andım
kalbim yepyeni bir derde düştü