Avuçlarıma kanayan kardır şimdi.
Kırık bir aynadan yüzüne dokunan
Ellerim, kara yanar da durur şimdi.
Yüzümün soğuk benzi, senin kırağın,
Ateşi ocakta titreten nefesine karşı
Gönül terekesinde birikti senin ırağın.
Ay imrenir, pencereye yüzün çıkar diye.
Ilıtır suyu közde, dağ başında çobanlar;
Buyur eder sofralarına senden bir hikâye.
Senin uykuların uyanık; kalbini yaran yâre
Söz değil, yüz değil, bakış değil, bıçaktır
Parmaklarından dudaklara süzülen çare.
Ökse kurulmuş, pus içinde bakar gözlerine
Dost, topuğu yılan ısırığı, sessiz bir inilti…
Gözyaşı cemre, kor yanığı, düşer yüzlerine.