bir kez doğuya baktım güz sarkınca camlardan
taşlara kuş atınca tekmil kara kitaplar
münzevi bir ses oldu çocukken çektirdiğim
gözlerimi üpüryan gösteren fotoğraflar

şehre kurban şehre sunak yağmurun bekareti
ayartsa rüyâları güz güle uyanır mı?
çıkıverse çocukluğun sisli bahçelerinden
terlememiş atların öpsem boyunlarını

gömütlüğüme buyrun kalbimden geçiliyor
görün, aşk en sessizi gözyaşı dökenlerin
iç çekmeler, hıçkırıklar kesilince biliyor
bir kırlangıç, anlamaktır külfeti güzelliğin.