Belki mor bir lale açar sarı kanaryalar ufuktan, aşktır.
Çoktan kaybolmuştur zaman, mekân içimde ah tutar.
Seni bir kez sevmek yüz yıllık bestedir, gurbette vatan.
Waldo, buradayım ben, kralcıların rüyasında toz toprak.
Sazları kırdım, şişelerde mürekkep balığı, put savarım.

Doğunun sekizinci kızıyım nur tanesi, kundağım berrak.
Ölsem uyanacağım dünyadan kuyunun oğlu olarak.

Razıdır çöl, keşke demese dilin kemiği, yeşeren kıtlık.
Bereket, nardır edeplice, adındır gönlümden düşmeyen.
Yoksa çerağ uyanmış ilk mektepte kurusıkı laflar, kurşunlar.
Hepsi akıl karı hafakan, uyusam kuruyacak övgü dolu ağızlar.

Aşk imiş türbedeki nemin gül ile berdeli, uyarsa ayağıma.
Bu pazarın cuması okunsun, susayım ki sönsün söz, Nil ve kor.
Yarılsın gök, ruşendil kalpler, ganjda yanan küller, mesafeler.
Öksüz imiş dünyanın meyvesi unuttum tadını, hiç unutmadan.
Renksiz şiirler nar ile nişanlı, naz, niyaz nikâh şerbeti, keramet.
Bütün şiirler senindir elbet, hukuk var boşlukta, adsız çiçekler.
Nar’ımla hoşum, bir söyler bin işitirim, incitmebeni, narçiçeğim.
Dua açan dizelerle birler bindir zikrimde, binler tek bir basamak.
Subhanallah.

Bu yazıyı paylaşın