Yağınca karanlık, üstüne göğün,
Yıldızlarını çek pencerelerime;
Kırık kandillerim, hep yağmur dolu.
Düşler sarıp aklıma her geceleyin
Tütsüler ve türküler eşliğinde,
Karanlık içinde, kar içime çığlık.
Ah çıkıp geçsen karşıma bir gün!
Şimdi ellerini uzatsan ellerime;
Bir daha özler miyim İstanbul’u!
Gel, göğsüme baharlarla değin.
Bir umudun eleğinde
Kar aleve döndü artık!