Kelebekler insandan daha mutlu yaşadı ömrünü.
İnsanoğlu ise onlarca yıla sığdıramadığı ömründe mutlu olmayı başaramadı.Doğum ile ölüm arasında sıkıştı kaldı insanoğlunun ruhu ve sonunda ölümün geleceğini bildiği için, hayatını keşmekeş içinde tüketti. Kelebekler ise anladı hayatın değerini.Sadece birkaç gün yaşadı kelebekler.Kendisini yaratan kudretin sanatını işlediği kanatlarını gün ışığında çırpmadan önce, günler boyunca bir koza içinde, karanlığın zulmetine katlandı.Bir kelebeğe dönüşmeden önce, ipek böceği olarak çektiği o zulmetin paha biçilmez hediyesini,ipek kozası olarak bıraktı insanoğluna.İnsanın paha biçemediği ipek, kelebeğin dünyaya geldiği yaşamın rahmi oldu.İnsanın onlarca yıl yaşadığı halde, değerini bilmediği, kısa bulduğu ömre inat, kanatlarındaki Tanrı fırçasından çıkma sanatı gösterdi insanoğluna, kısacık hayatının her anında…
Sadece birkaç gün yaşadı kelebekler.
Ve aşkın ne demek olduğunu, insandan daha iyi bildiler.Aşkın bir ateş olduğunu, yakıp kül ettiğini anladılar ve ateşe pervane oldular.
Dört kelebeğin öyküsüdür:
Dört kelebek ateşin gerçek sırrına ulaşmaya karar verirler.İlk kelebek uzağından geçip gelir ve şöyle der:
“Ateş aydınlatan bir şeydir.”
Bu da gerçeği anlatmak için eksiktir.
İkinci kelebek ateşe iyice yaklaşıp döner ve şöyle der:
“Ateş ısıtan bir şeydir.”
Bu da gerçeği anlatmak için eksiktir.
Üçüncü kelebek ateşe iyice yaklaşır, alevler kanatlarına değer geçer ve döndüğünde,
“İşte ateşin gerçek bilgisi” der, “Ateş yakıcı bir şeydir.”
Dördüncü kelebek bununla yetinmez. Ateşin çevresinde dolanır, döner, kavrulur ve birden bire ateşin içine dalarak bir an parladıktan sonra, alevlerin içinde görünmez olur. Ateşin gerçek bilgisini anlayan tek kelebektir o. Ancak bunu artık diğerlerine anlatacak durumda değildir.
Anlatmasına gerek de yoktur. Hiç kimse ateşin ne olduğunu başkasının anlatmasından öğrenemez. Ateşe ancak dokunarak öğrenilir, onun ne olduğu. Hepimiz bu öyküdeki dördüncü kelebek olmayı düşlüyor ama ömrümüzü diğer üç kelebek gibi tamamlıyoruz.
Sadece birkaç gün yaşadı kelebekler.
Ömrünce gerçek aşkı bulamayan insana inat; ateşin aşk olduğunu bilerek, aşk için yanmayı bilerek…