| -kar yağıyor ve sen gidiyorsun- Erdem Beyazıt gözlerini ağırlamalıyım ağrıyan yüzünde akşamın birazdan çocuklar uyuyacak büzüşerek gülüşün üstüne pencere önünde üç gündür ekmek kırıntısı bekleyen ölü bir serçenin düşleriyle uyuyacak kediler uyuyacak birazdan dışarda kar gece koyu bir çay gibi sokulacak ellerine üşüyeceksin bir rifâi dervişi gibi yalayarak kor ateşleri ağzını bıçaklarla açamayacaklar anıların bir cep aynası gibi kırılacak içinde sevincin birazdan düşeceksin biliyorum kahrından avucun içine tükenmez kalemle yazdığın aklına son telefon numarası gelecek terleyeceksin bir kara buluttan beter nereye yağsan ki kirpiklerine hiç kar değmese |