öldürsen merhameti
o kendini yaşatır
girer apansızca
gece yarısı koluna

insan ikindi kokusu
ve güneş yanığı
az akşam serinliği
ve kesif çay demi

göğsüz geçtiyse zaman
gün eksik büyür göğsümde

zuhurata dair kelimeleri

ödünç almak niyetindeyim
kaç gecedir heceliyorum
aşk, meşk, sefer, çile uyku

unutturacaksa seni
ezberime almamışımdır

yazıldıkça omzuna gece

sanırsın yine son defa
oysa hiç bitmez aldanış

mevsim geçişleri
bakışlarına vuruyor
yetim mülteci çocukların
savaşkan dul şehirlerin

okunmamış bazı cümleler,
harflerine üflenilenden dolayı,
ses olarak kendini duyurabilir
ben buna inanıyorum

acı yağdıkça geceye
biteviye sabah ölüyor
yine biliyorum ki

öldürsen merhameti
kendin ölürsün
o kalır yetimde

Bu yazıyı paylaşın