Evvel Allah âhir Allah yaratan terbiye eden Allah
elbet dönen bir çarkın etrafında sebepler olacak
dönen âlemi dünyanın bin bir türlü hâli olacak
her şey kendini kendinde saklamak içindir diye
daha güneş doğmadan melekler alıp götürdüler
götürdüler sonsuz hayatın sonsuz bahçelerine.
Kimin gözyaşına değmedi ki billurdan parıltılar
alınlarına ışıktan mühürler kazdıranlardan başka
kimin kılıcına değmedi ki kanın kışkırtan büyüsü
kimin göğsüne konmadı ki bülbüllerin feryatları
ortalığı kana boyadı da hiç farkına varmadı
öfkesine kandı da kuşanıp silahlarını
bir seher yeli gibi çıktı meydana
melekler gelmeden bir nârâ attı
haydi dedi; haydi hep beraber kıbleye dönelim
şehri kalbinden vuralım şehri gülistan kılalım
isterse bir berberî hükümdar olsun
alıp götürsün ne varsa hâzinelerinde şehrin
sema-i âlâ da bir nidâ olarak tutuşsun da
dökülsün kıvılcımları birer birer üstümüze
aşk edip bir güzel kavursun yüreğimizi.
Gâlipler bir dağı çökertir gibi çöktüler şehrin bağrına:
bu ne kargıştır bu ne çapuldur böyle, diyen olmadı
aldılar başını soldurdular gülünü has bahçenin
böylece şehrin câzibesi yok oldu
lâkin buna rağmen yengi atı bitiremedi koşuyu
hüzünlü bir gecenin ardından
cümle ahâli el çırpıp ayağa kalktı
ağlamanın bir faydası olacaksa eğer
bizden iyi kim ağlayabilir ki bundan böyle
kim karşı koyabilir ki kılıcına düşmanın
haydi dediler bu kabilenin gidecek yeri yok
bu sultanın âkıbetini hayra çıkarsın Allah
lâkin bu davanın sonu kim bilir
gidelim dağların ardına sığınalım
akar suların koynuna girelim de
yolumuzu uğrular kesmeden
su olup akalım.
Sonra haydi dediler sultanın gür nefesine
nazarın sinsi sesine vesvesenin fısıltılı sesine
bakmayalım dediler bu sultan bizim sultanımız
haydi kaderine ağıtlar yakalım da dağlar taşlar
duysun feryâdı figânımızı bize korkak demesin
bize açsın bağrını bizi kucaklasın sükûnet versin
çıksın dağlara nebîler istimdat eylesin.
Mağlup olmuşsa olmuştur elbet
çâre yoktur artık düşmanın eğri kılıcına mâni
seher yeli esmeye başladığında buraya kadarmış
meğer buraya kadarmış şiirin gelip çattığı ırmak.
Baş kesildi kan saçıldı toprağa…