öyküler
tüm sırlarını zamanın
su
ve zaman belki altı bin asırlık çilesini
nakşeyler suya
mağarada sızısı annenin
vuruyor yelkovanlara
seferden dönmeyen tekneler
ve çocuğun uzayan gölgesi
lacivert çukurlara
ruhumdan aynı kareye düşer
bir kum tanesinin hasretini damlaya
yazmıyor kazılar, kitabeler
ıssızlığını biriktiren manolya
ve kendini yağmura saklayan kuşlar
hüznünü devşirir peygamberin
sığındığım kasabanın saat kulesi
ufkumu örten atlası işaretliyor
ne bir sözne de bir ses besteliyor
suyla ezeli dansını
ey zaman
anlat bana aşklarını
yaslarını anlat
yüreğinde kaç bin mühür
babalarını sınır ötelerinde
bırakmış kızlardan
ve sen su
suskunluğunla efsunlanan yürüyüşün
sabrı ilmikliyor düşlerimize
duruşun heykelleştiriyor vefayı
isyan katılan türkülerimize