Yol uzun yorgun yolcu
İçinde dünyanın bütün çölleri
Yitik bir düş görür Mecnûn
Aralıksız süren gecede
Hâlâ dünyaya küskündür yüreği

Kırılgan menekşeler ise içinde
Leylâ renginde açar
Hep bir baharı özler gözleri
Bir çift sarmaşığa hayran kalarak
Umudu yüreğinde büyütür

Gecesine düşen bir su sesiyle
Çoğaltır toprağın neşesini
Güneşin rengine kanarak
Avuçlarında açan güllere bakıp
Yeni bir sabaha tutunur

Bağışlar ayrılığın sarı rengini
Yorgunluğunu dağlara bırakıp
Hür kanatlarıyla bir kartal gibi
Hüznünden şelâleler akıtarak
Leylâ’yı yalnız içinde bulur

Bu yazıyı paylaşın