Çeteleyi tutan bu som altın
Ayarı yirmi dört kalem incisi
Buram buram hasret kumpasa dökülen
Yol azığı, revan olmuş harf üzengisi
Kelimeler deva mı?


Kurbet değil gurbet sözlüsü hâlin
Pür-melâl nesi olur sılanın söyle
İbrişim dokuması karışık rüyalar
“Siyah sesli yıllar” işte öyle-böyle
Karanlık alaca mı?


Elbise, gömlek kaç beden bilinmiyor
Kaç numara gözlük, kaç numara ayakkabı
Renk uyumu kentten köye yolculuk
Her satırı ebced, yad el kitabı
Dilemma kuşdili mi?


Fırkateyn demirlemek bilmiyor gayri
Serasker devam diyor kıbleyi göstererek
Çocuk kalbi ısmarlanmış gurbette
Hasret mumu gündüz bile sönmüyor
Arzular mum eriyikleri mi?

Bu yazıyı paylaşın