cananı benim sevdiğimi can bilir ancak
gönlüm dileğin dünyada canan bilir ancak
bildim hem akl ile hem ilm ile hakkı
şöyle bildim onu ki kuran bilir ancak
ibdal oluben beyliğin eden arifi gör ki
bu saltanatın kadrini sultan bilir ancak
kim aşk denizine dalıp gark olagörsün
bu aşk denizinin bahrini umman bilir ancak
ey saki getir devr-i ayağın tozu ile sun ki
bu devr- ayağın devrini devran bilir ancak
işret meclisine gelip giden meyler içilir
pinhane çeker şöyle ki şeytan bilir ancak
hiç kimse Nesimi sözünü fehm edebilmez
bu kuş dilidir bunu süleyman bilir ancak                                          
Kul Nesimi

Efendim,
Bu ıssız çarşılarda aşkı ilham eden sensin kalbime
Aşk olsun!

Artık heyecan ister gözde biriken uyku
Aynalar büyü bozar sükût büyür odada

Karanlık sehpalarda buharlaşırken sabır
Aşk küser lâmbalara rüzgâr eğirir zaman

Beni çoğaltan aşktır kırılan bu aynada
Her şafakta yapışır yıldırımlar saçıma

Vururlar gözlerimi çözülmez sırrı aşkın
Dallarıma tüner puhu yarasa baykuş

Bir kadavra okşuyor her gece parmaklarım
Değiyor kaldırıma cesedimdeki cellât

Issız bir çağ taşına vururum da başımı
Kırk düğüm olur sesim karışır zülfikâra

Dilimde kan çıbanı düş bozumu şarkılar
Penceremde kardelen parmaklarımda çıra

O şimdi su yatakta çaresiz ve çağlayan
Ben çığlıktan kıvılcım dağ başında nevruzum

Etlerim çürüyor bak bileniyor yalnızlık
Çılgın sevişmeler de terk ediyor kadranı

Anlam bulan ne varsa saklanıyor tenimde
Silip alıyor benden köpüklü saydamlığı

Şimdi burada duran saf acının rengidir
Dengini toplamıştır namludaki mermiyle

Yüz yıl uzak dursa da vuslatın çılgın atı
Geçmişe akan nehir sürükler merhameti

Düşkıran zamanlara akar sesim efendim
Orda ayrılık otu kemirir zor dağları

Küçücük bir kaynaktım oysa yağmur derinde
Gözlerimden fışkıran ağu taşıdığım sır

Öptüğüm ne kaldıysa muska yaparım sessiz
Serperim denizlerin incecik gamzesine

Bütün sesler karışık anlam gerilmiş yaydır
Aşk düşmüş kaderime tül libaslar biçerim

Kapısında kan gülü bembeyaz beklemeyim
Bilirim söz urganı geçirilir dilime

Eyüp’te kar yorgunu aşk inmeli bir adam
Hıfzeder gece boyu askıdaki kitabı

Şimdi bana kapanan bütün yollar sırattır
Çılgın ateşler akar haykıran buzdağından

Ey sevgili bu sana söylenen ilk türküdür
Saati sorma bana kanım taze ve çılgın

Bu yazıyı paylaşın