Özcan Ünlü

Kayıt Devam Ediyor

Gazze’de beş aile ferdiyle birlikte katledilen altı yaşındaki Hind Receb için… Telefon ikinci kez çaldığında, hattın diğer ucunda hâlâ birinin olup olmadığını anlamaya ça­lışır gibi uzayan o ince, titreşimli ses, odanın içinde gereğinden fazla yer kapladı. Ama kimse kaldırmadı ahizeyi.…

Ruh Bekçisi

Şiirle büyüdü kalbim,kimliğimi bir derginin orta sayfasındabuldum.Adım hâlâ kurşunla yazılır bazı defterlerde,namluya şiir sürdüm,ateş etmedimateşinbeni vurmasına izin verdim. Dünya gurbetimiz,haritalar bizi tanımıyor artık.Sınırlar pasaporttan önce yoruldu,bir ülke kadar suskun,bir dil kadar yorgunuz. Susarak konuşuncaâşikâr olmadan bitmiyor hiçbir şey;aksine,kelimeler kemikleşiyor,sessizlik kavileşiyorve…

Ol Makamı

-Nurettin Durman için Bildim insanİç acılarının toplamıdır Nurettin abi Çünkü bir zamanHavada bulut oldumBulutta kuşKuşta kanat oldumKanatta telekTelekte renk oldumBoyadım boydan boyaİns oldum Çünkü bildim her zamanEn Yüce’nin düsturunu‘Yıkana karşı çıkandırSevilmeye layık olan’ Bildim insanİç acılarının toplamıdır Nurettin abi Havada…

D/arasta

Şuramda bir üzüntü var dedim hafızO kadar çok hiç kimsem yok kiYaprağın kuş gibi çırpınanKalbinden başka Her yol bir mülteci umuduBattaniye altında rüyaya yatmış Öyle ki hafızUzun bir hikaye geçmişKim geldi penceresinde beklenenDerin sessizlik Her sabah bir sınav heyecanıHer sabah…

Pişmalık Uğultusu

Bu meydanda, kırık aynalar söylerken isminizi EfendimTarih donar,Tertemiz bir Türkçeyle sınanır camilerin çay ocakları…Üstelik kederli türküler gibi minarelerden yükselenEviç ezan Borges’i bile titretir.Alacalı yeleleri rüzgâra karışır dua okurkenGözü cevşenli cumbalı annelerin.Efendim, güzel bir şefaat çıtırtısı sokak lambalarına takılıp düşenKorkak adımlarımızdaki…

Yorgunluk Çiçeği

Bir gün güçlenir diye kollarım yağmurlu havalardaSu sattım mısır sattım şehrin bütün kavşaklarındaBir gün taşırım diye güneşi sildim bütün imzalarımıÜstüme örtü kıldım el yazısı alın yazımı yeter ki yaşatÖldüm bittim cami tuğlalarına dua kazımaktanPut gibi kırılan inadından ipek bir şala…

Sen Beni

Sen beni gün yüzüne çıkart sen beniKarıştır denizlerine tuzluSen beni ufukla sına sen beniParmak ucuna dola şiirlerimiBir minnet ıslığı yapıştır Sen beni lavta tellerine sen beniKüçük bir çocuğa ula utanmaDefneli sokaklarda kokla sen beniAteş almaz tüfeklerde sırla Tam kıyıcığındayım bak…

Bağışla Bizi Çocuk…

Yeryüzündeki bütün çocuklar aynı şeyler için ağlar, aynı şeylerle mutlu olurlar. Çünkü çocukların gönlü birdir; onlar tek ulustur çünkü… Sokak, çocukların özgürlük alanıdır. Oyun bahçesidir. Çocuğun dünyası farklıdır. Benzemez büyüklerin dünyasına… Montaigne’in tabiriyle, yaş aldıkça bedeninden çok aklı buruşanlar nerden…

Asya’ya ‘Aşk’ Yakışır

I. Arif Nihat Asya’yı, sadece “Bayrak” veya “Fetih Marşı”şairi olarak anlamak doğru bir yaklaşım mıdır, tartışılır. Belki, belir­gin olarak -veya ezber- bu iki şiiriyle toplum hafızasında yer etmiş olsa da içsel gel gitleri, trajedileri, öfkesi ve tutumuyla belirginleşen bu özelliklerinin…

Efendim

Gel efendim Nehirlerimizde bütün sular çekildi Endişeler güneşi kapladı yeryüzünü Korkunç yalnızlığımız boğuyor sesimizi Işımıyor sokaklar kıblede tedirginlik Susuzluk ömür boyu cezamız mı efendim Kurudu bulutların gökyüzünde ağacı Gel efendim Yeni bir çağ kur. Kalp sarayı sahipsiz Çile çeken gönüller…

Yüz Yıllık Türk Şiir Atlası

Türk Edebiyatı’na “yaşayan” bir şiir antolojisi kazandır­mak için iki yıldır çalışan Ay Vakti Edebiyat dergisi şair­lerinden Özcan ÜNLÜ’nün “Yüz Yıllık Türk Şiir Atlası” isimli, yaklaşık 1100 sayfadan oluşan iki ciltlik eseri Bi­rey Yayıncılık tarafından basıldı. Türk şiirinin 100 yıllık birikimini…

Kudüs

Bir sevgi nasıl dillenir,anlat bana Hiç kimsenin cesaret edemediği türküler nasıl söylenir? Yenik yüreklerde nasıl yetiştirilir asil bir bahçe? Kuşlar nasıl öpülür ak kanatlarından, Nasıl gidilir yürek gurbetine bu yoldan? Şimdi marşlar söylüyor benim ülkem, dinle Yıldızlardan çiçek yapıyor evde…

‘Alevler ve Güller’ Arasında Yürüyen Adam

A.Vahap Akbaş, son çeyrek asır Türk edebiyatına çok değerli eserler kazandırmış, ‘nev-i şahsına münhasır’ bir kalemdir. Yazdıklarını değerli kılan ise, bütün metinlerinde ve eserlerinde, sahihliği, samimiyeti ve bu topraklara bağlılığı/yerliliği alabildiğine yansıtabilme başarısını göstermesidir. Batman doğumlu (1954) olan Akbaş, doğduğu…

Dördüncü Cemre

4 Bana, Bir sevmenin Nasıl bir sevmek olduğunu anlat Efendim Dilime soğuk bir sessizlik sürülür geceleri Terkeder gözlerimi uyku en tatlı yerinde Deemir bir yumruk gibi iner boğazıma adının kıvrımları Ah,bilirim giderayak özlemek nedir Bilirim gitmeler çaresizliktir! Güneşe yağıyor içli…