Özcan Ünlü

Şairin Ölümü

Beni öldürdüler üç yerimden Şiir süsü verdiler Sonra attılar denizlerin önüne Beslediler, büyüttüler kinimi Adı sevgidir dediler Sağanak sağanak yağdırdılar üstüme Bir veda çığlığıydı susuşum Cehennem yolculuğu bildiler Eylül’dü yapraklardan savrulan Bütün renkleri hüzün Yanmaz fenerlerle oydular gözlerimi Muhtaç ettiler…

Çekesvored

1.  Kazaska’da örneğin,  Şimal rüzgarlarına yüzünü dönüp,  Bir ağıt tutturmak istersin.  Ses geçmez dağlara söylersin türkünü, yalnız…  2. Birbirini tamamlayan acı ve tatlı şeyler  Ve düşü gerçeğe çeviren ışıklarla girersin  Çerkes bir duruşla, Bakışlarıyla yurdunun…  3. Simka’da örneğin, Hiçbir kalpte…

Maskeler

Irmakların bittiği yerden başlıyoruz akmaya Kanımızla kararak içimizdeki hayatı Susmuş nesnelere açıyoruz en olmadık düşleri Karanlıklarda daha iyi görmek için acıyı Belki de ondan koparıyoruz kopçasını güneşin. Uzak ülkelerin süzgecinden geçiyoruz Barut dumanlarından, ecza dolaplarından Uykuların yalnızlığından tanıyoruz çokluğu Alfabemizden…

Uzaklara

Yüzünün silinen çizgilerine Bir türkü kondurdum. Hem de türkü… Yalnızım şehrin karanlığında İçim seninle karmaşa… Uzaklardan, efsunlu gecelerden Eşkâlin kaldı bir… Suçtan örülmüş bir uçurumdayım can Hasret tarhlarında soluyorum adını Kırık bir akşamın son gıcırtısı Gibi dokuyor sesimi zaman. Bütün…

Dizelerden İlhamla

Bir kasedir alev dolu gönlüm yana yana Men ta senün yanunda dahi hasretsem sana Yaşlar dökende söndüremez ateşimi su Sunsan elunle kaanumu içsem kana kana (Rabia Hatun) Gitmek nedir, sevgili? Yüklenip katar katar bütün olmuşu kayıp gitmek rüya şehrimden. Sen…

Sana Anlattım

Dağa meydan okuyan yüreğimi alıp eline, yorgun dudaklarına bir vedayı takarak gittin… Ondandır mahzunluğum ve ondandır yıllardır bitmeyen hasrete sarılmam. Bir şiirli ırmakta yudum kendimi. Dar köprülerinden geçtim senin. Gündüze akan gecelerde soludum sesinin rengini… Dargın yıldızlarını indirdim gökten… Ama…

Hatırlama

En son ne zaman uzandınız çimenlere? Ne zaman okşadınız bir çocuğun saçlarını? En son ne zaman aşk dolu bir rüya gördünüz Ve ne zaman yediniz yemeği elinizle? En son ne söylediniz dostlarınıza Ya da ne duydunuz onlardan sevgiye dair? Siz…

Üçgül

-Çiğdem’e İçimde bir gülistan, gülistanda çiğdem var Aklımda köpük köpük, coşkulu sular Kendi tenhalığımda şarkılar söylüyorum Sesime kulak ver bu sonbahar akşamı Evimin ekim yüzü, adres bu, kapındayım. Elini uzat yeter, değecek parmaklarım En güzel türküleri yalnız sana saklarım. Uyanırım…

Ben Muhammed’im

Yüzüm döküldü eski mektuplardan. Bir sigara içimi düştüm dünyaya… Korktum, gözyaşına boğuldum efendim Bir bilyenin peşinden çıkmıştım evden… Ev., yani dışarısı, korkunç bir küre… “Ben Muhammed’im, Muhammed benim; Uzak dur gövdemden” dedim kurşuna Okşadı kalbimi gün ortasında Kırarak yüreğimi, büyüttü…

Aşk Üfle Anne

Eksildi bir gün daha anne Bak büyümüyor yüreğim Terkedilmiş şehirlere benziyor Karanlıkta koşan kederim Uzak, çok uzak bir şehre anne Atmak istiyorum çocukluğumu Sırtlan derisi sabrımı kuşanıp Ölmemiş çocuklara vermek istiyorum Beni anlama, anlama anne Aşkın her haline ihtiyacım var…

Teslimiyet

1.Ben sana şiir sundum efendim Buz kesmiş bir nefesle üfledim neye…  Yüreğimin terkisinde avladım cümleleri  Söz çarşılarından korktum,           en çok ben korktum                               Düşmeyeyim diye döndüm sana, efendim. Senin arastan son sığınağım…  Kendimden kaçtıkça düştüm İm panayıra  Göğsümde taşıdığını sükûtlar aşkına…

Kahkaha İlahisi

Hüseyin Alacatlı’ya İşte bu da oldu Tanrım içimi kanattılarSürdüler ışkınlarımı kapkaranlık dağlaraBilmediler topraklar en çok beni ağlatırOyunsuz çocuklar tılsımlı kalabalıklarHer gün okunan kitap öldürmeyen intihar Giderken ne bulacağımı bilmeden yürüyorumGözlerim şarabîGölgem boğuk düğümler atıyor cesetlereHer köşe başında yanılgı korosu kahkaha…

‘Aşk’ın Adıyla

cananı benim sevdiğimi can bilir ancak gönlüm dileğin dünyada canan bilir ancak bildim hem akl ile hem ilm ile hakkı şöyle bildim onu ki kuran bilir ancak ibdal oluben beyliğin eden arifi gör ki bu saltanatın kadrini sultan bilir ancak…

Aşkın Gayreti

Gün boyu yürü. Ateş denizini geç Nabzını tut çöldeki dalgaların… Sükûtun sesinde ferahfezâ. Mercan. Parıltalarda savaşçı ve cesur Yetim çoban yıldızı ayinleri… Aşkar. Gümüş renkli ırmakları geç. Çin Bahçesi’ni. Zatüssüver’i. Hüşruba’yı Bin başlı ejderleri. Karanlık kuyuları Masal Sarayı’nın isli çinilerini…

Armağan

1. gizli bir şerh düştü sokaklarına rhen’in zaman durdu şarabî suyuna döküldü cümle sırlar ah bu armağan yani tozlu öksürük duyuyorum işte mallarme gözlerinde senin darağacına asılı bir coğrafya saklı bil daracık kapısından nasıl girilir hücrelere zaman şimdi yani burada…

Köz

annem şehir kokulu nefesiyle üfleyince omurgama öldü sesimin arka sokaklarındaki yankısı yangınımın zehir tüten tenekeler ve şişeler arasında cellat zamanlara yükselen beton masumiyet şehrin kırık eklemlerinde inleyen düşle doğruldu yeniden içimdeki zavallı inezi çocuk öldü inandım bir kez daha hayatın…