Özcan Ünlü

Güz Yorumcusu

Eylül işte değiştirerek geliyor eziyor hırpalıyor sonra da coşturuyor beni Yeni bir haz olarak hayatın sonbaharında gizli Sarışınlık kokuyordu diyerek Daha iri bir nokta koymadan cümlenin sonuna                                          Nurettin Durman Neden susayım usta, kırmızı bir gök yağıyor üstüme Dörtnala içiyorum rüzgarın…

Harf Dili

Bazen içi dışı boş Bir dünya kurarız sözlerden Bazen yakut misali bazen ateşefruz Bir yangın yeri olur Kağıtlanırız Onca varlık arasında Düşeriz kelimelerin sarkacından İpil ipil yağarız bazen suvaran dehlizlere İşte bütün bunlar arasında Yani gerçekte düşler arasında Kalbine değeriz…

Görülecek Hesabı Vardır Kederin

ne zaman bir türkü söylense zeytine dair sır oturur dilimin budağına., zehir derim, sonra hiçbir şey, susarım yeter ki incinmesin anılar. beyrut’ta gazze’de kabil’de ya da bağdat’ta örneğin, tedirgin bir düş olan ibrahimî sofralardakurtuluş ilmine yakışan düğümler atılmalıdır mermiden arta…

Şifre

Ben gelirsem, Bulunmaz şifrelerini çözerim hayatın Saklı denizlerine atarım sırlarımı Fakat bilmez kimse ne söylediğimi İçime doğru çoğalan dalgaya… Ben söylersem, Gizli bir sesle söylerim en bilinmezi Var olanı, olmayanı, olacakları Aşılarım fidan gibi ormanlarının Boşluğuna atarım imzamı Hep böyle…

Efendim’çün…

1. Rüzgar böyle fısıldar ırmak boyunda şarkısını Göğe değen dudağında ebrulî tuzu suların Bir muazzam tavafla dönüyorum çarkında Sabır hafif ebru gibi efendimin surlarında Uçuşuyor tozlar gecenin solgun ışığında Sarı papatyalar yansıyor hüzünden uğultulu Çatılardan düşen ay, bir ebru gibi…

Unutulmak

Ben gidersem, bilin ki hesabı bitmiştir dünyanın Hatırlamaz gülüşümü hiçbir meydan, hiçbir isyan… Sadece gölgem kalır kuytularda, – Yoksa ne işe yarar bedenim Çıbanlı sokaklarda kapkara sular Trahomlu hatıralar, tabutlar, ayinler… Birden sesi kesilir ardımdan ağlayanların Yas! Tutulur belki, unutmak…

Çocuk ve Ölüm

Durduğum mesafede çılgın bir gölge gibi Her akşam arsız mezarlıkta aynı titreme Ölüler geçer hayal perdesinin ardından Daha ölü, daha ceset ve daha özgür… Kan kokar saçlarında ucuz bedenlerin Veda çiçeklerine tebessüm eder çocuklar Anlamazlar neden ölür bir insan Nasıl…