Görülecek Hesabı Vardır Kederin

ne zaman bir türkü söylense zeytine dair
sır oturur dilimin budağına., zehir derim,
sonra hiçbir şey, susarım
yeter ki incinmesin anılar.

beyrut’ta gazze’de kabil’de ya da bağdat’ta
örneğin, tedirgin bir düş olan ibrahimî sofralarda
kurtuluş ilmine yakışan düğümler atılmalıdır
mermiden arta kalan yudumlarına suların, derim…

düşecek yeri olmayan bulutlar daha ne kadar
unutma bahçelerine gizlenir gözyaşlarının

hiçbir şey bilmeyen ademler gördüm hayretle
duvarı yıkık kadınlar, güneyde…
kapısı kilit ve dedikodusuz balkonlar…
ay ışığından yorgun geceler, ip ince mahzunluklar
toprakla kucaklaşmış çocuk cesetleri
kıpırtısız tenler, duasız dudaklar
kan yürümüş caddeler ve daha neler neler

önceden hazırlanmış kefenler ve ayinler arasında
el-halil’de ramallah’ta kudüs’te
şerh düşerler ölümle dirim arasına
bilirler daha görülecek hesabı vardır kederin

ne zaman bir türkü söylense, zeytine dair
sır oturur dilimin budağına… zehir derim,
sonra hiçbir şey

Bilirim usul usul yükselir ağıtlar yerden göğe…
Bu yazıyı paylaşın