Aslımıza dönücüyüz
Yârin adı öyle
Boşuna değil.
Heves değil bize delmek dağları
Gelip geçmez öyle bir bakmayla
Kırılmış olsa da dağı delen ırmak
Göğü aşan bulut
Özrü geçen pişmanlık.
Bu dîvan
Bu sehpa
Ve yıllanmış paslı urgan
Yanık benzimizin mührünü taşır
Kavruk tenimiz, dedik ya
Yanımızda çile, bakır.
Deli taylar mı, toynaklarıyla
Göğsümüzü yalayıp geçen
Irmaklarca boşanıp merhamet gözden
Bu da vardır kitabımızda, böyle biline
Gül alevidir
Şair sözüdür
Çöl şarkıları yakılıp geceden.
Bu damardan geçendir
Damarını arzulayan
Dedim yârin adıdır
Dedim yârin
İşittin mi?