Adem Özbay

Hayrım Yok Kalbime Bile

biliyor musun, yusuf’un yırtık gömleğiyle siliyorum gözyaşlarımı her sabah, hallaç’a çarpan gül beni de yokluyor arada bir, içerimde bir yerde bir ırmak akıyor, ne kadar kavuşamamış varsa ağlıyor sularımda, bir yetimim bir öksüz bir kaybeden bir yalnız, sensizim ya ondanım…

Elvedanın Hüznü

Bilmiyorsun, Kuşlar intihar ediyorlar içimde, Yıldızlardan hızlı düşüyorlar geceleri, Yanı başımda yanan ateşin kıvılcımlarına.. Bilmiyorsun, Gelip geçen gemilerden el sallıyorum, Vurup kırdığın ne kadar gül varsa, Bahçemde kırgın ikindiler zamanında. Bilmiyorsun, Bu kentin bütün sokakları bana yanık, Gözyaşlarımla yıkanıyorlar sabah…

İki Arşınlık Kefen

Ordan acıtmayan bir yara bahşet kardeş, Hayatımızı tam ortasından dinamitlesin, Ezip geçsin, namımız yere serildi diye bilinsin. Ordan bir selam ver kardeş, Yaralarımız amenna çeksin dertlere, Vuran hayata borcumuz olsun, Derin bir gülüş, yağmurla… Eyvallah kardeş, Merhametle sarılmaktır yaşamanın ikizi,…

Memleketimin Kısa Tarihi

Biliyorum yaşamak yoruyor bizi, timsahlar da bekliyor ırmağın başında, karşıdan karşıya yeşilde geçiliyor, oysa ki mavidir uçmanın rengi, hem kazak örmüyor anneler çocuklarına artık, çin işi kazaklar ne kadar ısıtır ki bizi. sobanın başında masallar dinledik biz, uçan ejderhalar yoktu…

Kalbimi Götürdün Çocuk

Sen bir taş attın. Çatladı ağlama duvarı, Kalbimde yaralı bir kuş sesi. Şarkı söyledi bana, Merhamet sapanıyla vurdu beni. Sen bir damla gözyaşı döktün. Acıktı insanlığın şefkati, Kara toprakların yağız çocuğu, Kalbim sana yemek pişiren bir anne, Ağlama uzatıp aç…

Acının Tasviri

Anne hala şiir yazıyorum. Ve seviyorum hala, Kuşlarını, Denizlerini, Yıldızlarını gökyüzünün. Arada bir şarkı söylüyorum, Çiçeklere bakıyorum, Konmuş mu kelebekler yüzüne diye. Anne şiirim bitince, Elhamdülillah diyorum, Çok güzelmiş bu dünyanın bahçesi, İlhami çiçek erken ölmeseydi bir de, Ne düzel…

İster Gel İster Gelme

Çünkü bekleyendir sözüne sadık olan. Bekleyendir vicdanında bir kuşun şarkıları dolaşan. Bekleyeceğim, bütün aylar tükense de, mevsimler bitse de, şarkılar sussa da, bekleyeceğim tam da bıraktığın yerde. Adımlarımı toprağa mıhladım, çiçeklere dolandım, gecelere sarıldım, yağmurlarca sulandım. Bekliyorum, Yusuf’un kuyusunda bekler…

Tuzu Eksik Ölü

Üç günlük cesedin dudaklarını yalayıp Kumsala bırakıyor köpüklerini Kumdan askerlerini denize süren Mağrur kumandan çocuğa sorsanız Kardeşini öldüren Mahallenin kuduz köpeği ısırmış denizi. İç geçirir çocuk, seslenir göğe Tanrım fazla kaçmış denizin tuzu Ethem’in balıklarına vurgun veren Üç beş ırmak…

Aşkbasan Eşkıyası

Sayrılığın bedenime vurgun gibi indiği günlerden biri olmalıydı. Kendimi normalleştirmeye hatta tepkisizleştirmeye uğraşıyordum. Belleğimi harekete geçiren çarklar işlemez olmuştu. Silik figüranlar maharetli bir satranç ustasının eliyle çevremde hareket halindeydiler. Kaçıncı gün yada kıskanç ayın kaçıncı inişiydi pencereme; sayamadım. Uzun saçları…

Kuyutaşı Nuri

Siz bilemezsiniz. Yosunlu sessizlikte boğulurdum eskiden. Arada sırada su doldurmak için çaprazlama atılan kovalar da olmasa, bir Allah’ın kulu ortak olmazdı mavi yalnızlığıma. Yüzlerce taş, kozalak dizili üst üste sıralanmıştık bu kuyuda. Dipten bir parmak kalınlığını ancak bulan suyun yukarılara…

Sevgili Okur, Bak Buraya Yazıyorum

Son cümleyi baştan söyleyeyim. Eğer reenkarnasyon diye bir şey olsaydı Fatma Çolak, S. Plath’ın yeni versiyonu olarak dünyaya gelmiş olurdu. Reenkarnasyon olmadığına göre Çolak’a; okurunun aklını ve kalbini vurgunlara düşüren şiiri için, kendisini ve şiirini aşan usta bir şair diyeceğim.…

Sayfalar Arasında Kurutulmuş Mutluluklar

                                             Kurutulmuş gül tadındaki mahzunluğuna Anılar defterinde gül yaprağı Gibi unutuldum kurudum Başıma düşmüş sevda ağı Bir başıma tenhalarda kahroldum Sen kimbilir rüzgarlı eteklerinle Kimbilir hangi iklimdesin, ben Sensiz bu sensizlikte Deli gibiyim sensiz Bu sessizlikte Ayrılıkla başım belada Gözlerini çevir…

Keyifsiz Öldüren Çağa Ağıt

Yine yağmur yağıyor. Yine o bildik edasında yağıyor. Eğer şemsiyeniz yoksa sudan çıkmış balığa dönmeniz an meselesi. Bilirim bu deyim farklı kullanılır bizde, ama balık denizden çıktığında da sırılsıklam ıslak değil midir? Yağmurun bu umarsız yağışı, bana bir çocuğun saçlarını…

Kalbimizi Aşka Vuranda

Vuruyor bir şarkı şimdi. Kalbimize kalbimize vuruyor. Onulmaz bir yara hediye ediyor bakışlarımıza. Kimseden bir merhamet beklemeden dileniyoruz yalnızlığı. Şarkılar söylüyoruz dört bir koldan. Kırılıyoruz habire. Ve ağıt olmaktan çıkıyor sevgiliye bıraktıklarımız. İnilmez bir yokuşu tırmanıyoruz alelacele. Bulutlara saçlarını uzatan…

Medine Ol Çağır Beni

Miğferinde karıncalar dolaşan süvarileriz hepimiz. Yenik savaşların naraları yazıldı künyemize. Kılıçları bilemekten yorulduk. Yorgunuz. Bitiremedik bir lanet savaşı. Barış adına ruhlarımızı tüttürdük büyük şefle. Gözlerimizin ferine miller çekildi. Sağırız. Kalbimizde acı var. Hem de ne çok. Bitiremedik bir lanet savaşı.…