Ahmet Yılmaz

Üsküdar’a Gider İken

Deniz bitti. Sahil şeridinde suya saldıkları kamış oltalarla sabahın eşref saatlerinden günbatımının kızıl kara perdesine kadar, yoğurt kaplarını dolduracak iri balıkları sabırla kovalayan çiçeği burnunda yahut emektar balıkçılar bu hazin hikâyede kötü adam olmamak için, boş durmadan, maziyi mumla aratacak…

Geç Kalmış Randevu

On sekiz yıl sonra… Kara Davut Paşa Camii’nde namazı kıldım, serin avluda boş bir bank bulmuş, arkadaşımın gelmesini bekliyorum. Kapıdan hemen çıkınca kemerin altında sağlı sollu iki köşeyi işgal etmiş ayakkabı boyacıları yerel şiveleriyle hararetli bir tartışmaya girmiş, etraftakileri -kedileri…

Bardağın Boş Tarafı

Yazı iple çekiyordun, ağustos böceği dökülür kavalın ucundanŞaşar balıklar oltaya taktığın çiçeğeMartılar geçer duayla ördüğün merdivenin altındanBir tevekkül gibi sermişsin sular üstüne seccadeDünyadasın işte, göğsün rüzgârlara açık, gürz gibi başınDünyadasın, vazgeçmelerin tatlı zindanındaDeme yepyeni ipek gömlekler beğendim kendime Bir ordu…

Elanın Karası Vurur Endamını Güneşin

Yalnızlığın ertesine sakladım senden kalanları. Başıboş geçen gecenin tenhasında bıraktığım gözyaşlarının ardından baktığım vakitleri özlüyor kalbim. Kalbim bu ya yalnızlığa çarpıyor şimdi. Özlemini çektiğim hiçbir şey yakın değil.En büyük maharetim oldu öfkemi saklamak. Öfkem kadar saklıyorum senden kalanları.Ve aşk büyür…

Sensizlik Bir Yaşamak Değil

Biliyorum birazdan bir fırtına kopacak, alıp götürecek sevdalarımı. Yine yalnızlık vuracak kıyılarıma. Biliyorum gelmeyeceksin, saçlarını dağıtmayacak rüzgar ve ellerin üşümeyecek avuçlarımda. Yağmur başlayacak biliyorum, yanaklarım ıslanacak. Sensizlik, üzerime devrilecek biliyorum. Bir martı çığlığında boğulacak hayallerim. Seni bulacak düşlerinde çocuklar, beni…