Faik Öcal

Çocukluk Fotoğraflarım

Önümde duran fotoğraflara bakıyorum, büyüdüğümü anlıyorum. Artık zamanı geri döndüremeyeceğimi, eskisi gibi çocuk olamayacağımı biliyorum. Bu, ölüm düşüncesinin, ruhun her bir atlasında cirit atması, yaşamın bütün kulvarlarında at koşması, geçtiği bütün çiçek tarhlarında kalıcı siyah çizgiler bırakması demek. Çocukluk fotoğraflarıma…

Hacı Ağa’nın Çırası

Çocukluğumun soğukları, geceden rüyalarıma dolmuş, ufkumu çepeçevre sarmış, göz çukurlarım üşümüş, donmuş. Yollar, ihtiyar bir ağacın koca gövdesindeki can damarların kökünden çekilmesi misali, kaskatı kesilmiş, sular kalın bir buz tabakası kesilmiş. Dışarı çıkıyorum, yüzümü ısırıyor soğuk. Kuşlarıma bakıyorum. Ağaçlar teslim…

Kalemlerin Rengi

Bir tutam kızıl Stendhal, bir demet sarı Wolf ve biraz da mavi Heine’ı birbirine karıştırdığımızda ortaya ne çıkar acaba? Renklerle örülü böyle bir sentezi hiç tahayyül ettiniz mi? Oysa hayat, bu ve buna benzer renkli sentezlerin toplamından başka bir şey…

Özlemişim

Özlemişim, başı sonu belirsiz şehirlerarası yolculuklara çık­mayı, delikanlı düşlerin dalından düşmeyi, dizginsiz üşümeyi, anadan doğma yersiz bir yurtsuzluğu. Bir Adana tren garın­da uyuyakalmayı. Sonra okuduğum kitaba kapılıp gitmeyi. Yitik anılar şehri olacak, muhakkak. Özlemişim, kuşlara öykünüp kendi göğümde bir başıma…

Çocukluğumun Kâğıt Gemisi

                                                           -Öğretmenlere- Bundan yıllar evvel ilk demir aldığım limandayım. Aradan çeyrek asır geçmiş. Belki daha fazla… İlk gemim olduğunda ilkokula yeni başlayan küçük bir çocuktum. Kâğıttan bir gemiydi hepsi. İlk hayat gemimin hikâyesi… Beni alıp götüren, geride bırakan… Ne kâğıt…

Aksâm-ı Kelâm

İncire ve zeytine yemin olsun ki, inmedim Tur-î Sina’dan. Çarıklı yalnızlığımla dönüp dolaşıyordum cinayet mahallinde. Yakılan ateşi görmüştüm, sonra dökülen kanı. Biliyordum ve susuyordum. Ayet ayet soyunuyordum muhannetliğimden. O anı bekliyordum bir ömür boyu. Uçup gidecekti can kafesimden gönül kuşu.…

Yusuf Peygamber İle Yusufçuk Kuşu

Belki iki, belki de üç düzine sene sonra çocukken duyduğum ama sahibini görmediğim sesle karşılaşıyorum. Yusufçuk kuşunun sesi… Hiç düşünmezdim, hepten unuttuğumu sanıyordum. Meğer hiç de böyle değilmiş. Sanıldığının aksine hep başka yörüngelerde seyrüsefer ediliyormuş. Bilahare gördüm, bizzat yaşadım. Kelimelerin…

Nûn Vakti Konuşmalar

Şimdi kendimle konuşuyorum, başkalarına intihar temrinleri yaptırırken, öteki gecemin son sacayağında. Kızıl gül desenli mührümü basıyorum kaldırımların suretine. Bütün ayrılıkları vatan belliyorum, yazgılı toprağım öğütürken gençliğimin son demlerini. Ne gidenler hayal ettikleri gibi terk ettiler yeryüzünü ne de kalanlar memnun…

Hüznümün Halleri

Ayaza teslim olmuş penceremde mahzun bakışlarıma gömüyorum, kalbimi, kalbimle birlikte her şeyimi, tul-u emellerimi. Suyun renginde lal mahzun… Sessizliğin resmini çiziyorum Rahman’a ermiş sulara. Kızıldeniz’in Musa ile imtihanına dönüyor dünya, vaktim. Muayyen mühlet. Mahzun zaman gözyaşlarıma mezardır artık. Önüne geçilmez.…

Uzaktaki

Hangi karanlık bekler beni, uzaktaki. Senin karanlığın değildir, bilirim. Ateşlere kandığım zamanlar uzak değil. Sonra berhava olan gençliğim. Neşter yuttuğum, uçurum kustuğum zamanlar. Uzak değildir senden kaçtığım, yalnızlığıma sığındığım zamanlar. Kahroldum, kahroldum, hayatın göbeğinde. Sense bir uzaktaki… Bu senin karanlığın…