Jan Devrim

O Trenin Tek Yolcusu

Çok karanlık günler geçirdi. Nasıl tarif edilir ki? En iyi dostu, dayısının oğlu ile yemekte kavga edip, onu bıçaklayarak öldürdü. Yıllar önce… Çok uzun zaman önceydi. Yüz bin defa pişman olmuştu. Henüz yirmilerindeydi ki,  ege sahillerinde bir cezaevine kapatıldı. Günler…

İki Kocaman Şeker

Karışık bir gün… Hani ben bugün ne yaptım diye düşünürsünüz de aklınıza bir şey gelmez, şaşırırsınız, öyle günlerden işte. Oysa aklınızda bir sürü saçma sapan detay; “Filanca bey niye öyle söyledi, falan hanım raporu okudu mu acaba?” Bir işe yaramayacak…

Kahve Falı

Yıllar önceydi. Eskimiş, bakımsız bir pasajın dökük boyalarının bir köşesine ilişmiş bir terzi dükkanında sohbet ediyorduk. Bir ara ortalıktan kayboldu. Ben de özenle saklanmış moda dergilerinin yıllanmış “Patron” kalıplarını gözucu ile inceleyerek vakit geçirmeye çalışmıştım.Hangi eve girsem bu dergileri görüyordum o…

Kaderim

Polislerin arasından yalpalayarak geçti. Gözü kararıyor, başı dönüyordu ama yine de ayakta durmaya çalıştı. Zaten bir insanın yaşantısı bundan ibaret değil miydi, “Ayakta durmak!” Bunun uğruna ne kadar büyük fedakarlıkta bulunduğunu düşündü bir kez daha. “Kaderim” diye cılız, yırtılmış bir…

Amcamız

Kapı, kulaklarımın aşina olduğu bir sesle açıldı. Tahtaların arasından sızan ışıkta, tembel tembel oynaşan toz parçacıklarını gördüm. Ahşap kokusu burnuma yavaş yavaş ulaştı. Bu koku… Bu kokuyu almak, eskiye dair her şeyin somutlaşıp, ruhunuza bir hayalet gibi sızması demektir. Ben…

Asr

Gözlerini açmaya çalıştı. Hafif hafif aralandı göz kapakları. Kalorifere camdan vuran ışık, peteklerin gölgeleri ve derin bir sessizlik… Bir an gölgeler birbirine karıştı, garip şekiller ve renkler uçuştu gözünün önünde. Kalp atışı bir an hızlandı ve içinde bulunduğu odayı müthiş…

Peruk

Sandalyede bir o yana bir bu yana oynattığı bedenini, son bir hareketle hızlandırdı ve kalktı. Yanındaki orta yaşlı adama göz kırptı ve eli ile hemen geleceğini işaret etti. Sonra barın loşluğu içinde siyah elbisesi ile yavaş yavaş kayboldu. Erkek arkadaşı,…

Papatya Kesen

I. Ses acıdan önce geldi. Sert bir şeyin başka bir sert şeyi kesmesinin sesi. Parçalanmayı da andırıyordu, testere gibi bir kesicinin o düzenli aşındırmasını da… Ama acı daha büyüktü. Önce o noktadan, yani ayak bileğinin hemen hemen bir on santim…

Kan Dersi

“Neden?” Gözlerini yerdeki siyah lekeye dikiyor. Oturduğu yerden baktığında bir yüze benziyor, ama biraz daha başını çevirirse süslü bir çarık da olabilir. “Neden?” Böyle bir anda “Neden?” en anlamsız sorudur belki… Cevap alınsa bile, neyi değiştirir ki ? Kaldı ki…

Yemek

Televizyonun karşısındaki koltukta biraz daha kıpırdandı. Aslında aptalca sayılabilecek bir espriye güldü. Ardından da bu kadar aptal bir espriye gülebildiği için kendine güldü. Uzun bir yaz gecesinde, bomboş bir evde oyalanmak için pek az şey yapılabilir. Aptal bir komedi dizisini…

Sınav Sonucu

Elimde çantalarım eve yürüyordum. Apartmanın birinci katının balkonunda dedikoduya kendini kaptırmış kadınlardan biri, henüz ağzına götürdüğü çayı acele ile sehpaya bıraktı, elbisesini çekiştirip, düzeltir gibi yaptı ve bana seslendi: “Eşiniz nasıl, gelmedi mi?” Eğer bir soruyu acele ile sorduysanız anlaşılır.…

Ay Taşı

Yer ve göğün bu kadar hızlı ve acımasızca birbirine çarpacağını bilmiyorduk. Ay, bir anda binlerce, belki milyonlarca parçaya ayrıldı ve üzerimize yağdı. Milyonlarca yıldır dost sandığımız Ay’dan bunu beklemezdik doğrusu! Bu dev parçaların yanarak düştüğü yerlerde kimsenin kurtulamadığını söylememe gerek…

Mehmet’in Madalyaları

                                               Bu bir özür değil. Ancak iyi bir mesaj olurdu. Hemen hemen herkesten önce uyanır Mehmet. Ama gözlerini tavana dikip, annesinin kalkmasını bekler sakince. Sakince çünkü Mehmet çocukluğundan beri her şeyi akılalmaz bir sakinlikte yapmaktadır. Ve bir o kadar…

Alışveriş Merkezinde Bir Gezinti

Otomatik açılan kapının önünde bir an durakladılar. Kadın yüzünü adama çevirip belli belirsiz bir tebessümle baktı. Adam görmezden gelmeye çalıştı. Kendi tebessümünü saklayamayacağını anlayınca, eline sıkı sıkı yapışmış çocuğu çekiştirerek “Hadi!” dedi “Yürü bakalım!” Kapı kendiliğinden açılınca, çocuk dişleri görününceye…

Babamla Resmim

Yarın bir gün babamı nasıl hatırladığımı sorsalar, ne diyeceğim? Böyle bir soru olur mu? Olur. İnsan beyni değil mi? Hangi çukurdan neyi çıkartacağını bilmek mümkün değil! Aklımızda imajlar, olaylar ve sesler nasıl karmaşık çağırışımlar üretiyor. Her şey anlaşılır ve netmişcesine,…

Kedigözü

Teknoloji haberlerine düşkün olduğumu itiraf etmeliyim. Hani çok önemli haberlerin arasında kalan boşlukları doldurmak için kullanılan ve çoğunlukla garip bir espri anlayışı ile anlatılan yenilikler vardır ya işte onlardan bahsediyorum. Genellikle konu ile alakası olmayan bir resim ile verilir bu…