Tayyib Atmaca

“İncecikten Bir Kar Yağar”

Hangi şehre ilk kar ne zaman düşer bilmiyorum, ama ilk karın yağmasıyla birlikte nedense bir hüzün bulutu yüreğime çöreklenir, uzaklara dalar uzun süre kendime dönemem. Kendime döndüğümde de kulağımın dibinde ya bir tüfek patlar, karların üzerindeki yeme üşüşen serçelerin birkaç…

Eskişehir’de Bir Fikir Dükkanı

Kelimelerin kifayetlerini yitirdiklerini biliyordum da tedavülden kalkacaklarını hiç düşünmüyordum. Batı toplumlarının; emmi, dayı, teyze, hala, yeğen vs. çocuklarına toptan kuzen dedikleri gibi,  dükkân kelimesi de uzun yıllar bütün işyerlerinin ortak adıydı. Dükkân kelimesi ne kadar hacimli bir kelime ki söz…

Yalnızlık

Daha ten çıkmadan kentin dışına Başım alır da gider yalnızlık Kalabalıklarda yalnız başına Karanlık koynunda yatar yalnızlık Şekile kalıba oturmaz boyu Kabarır köpürür azar gün boyu Sofraya varmadan ekmeği suyu Can ocakta kaynar tüter yalnızlık Sırtı bıçak yurdu konar göçerler…

Ucu Yanık Mektuplar -I-

Hasret iki ucu yanık mektup, vuslat gözün incileri. Söz dilin altında olgunlaşmadan mana kazanmaz. Akıl sözü tartıya vurmazsa; dil, sınanmamış ustura olur bazen, hem kendini hem muhatabını kanatır. Sana bu yaştan sonra sözü tartmasını öğretecek değilim. Bazı kelimeler Urfa çiğ…