Alnımızdaki Uçurum
Karanlıkta kalmış öksüz bir sonbahar diliyle, beni sormuşsunuz.Etek uçları yanık,eski mahallemizde. “Yıllar önce taşındı” demişler. “Nereye? “diye sormuşsunuz. İsmini hatırlamamışlar. “Bir genç kızın aşkına” diye cevaplamışlar. Yağmur düşmüş içinizdeki hasretin mezar taşlarına. Islanmışsınız. Yanık bir rüzgar esmiş,mah yüzünüzden. Yürek yorgunluğuna…